Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
BİR EĞİTİMCİYİ DAHA UĞURLUYORUZ BİRER BİRER AZALIYOR TÜKENİYORUZ
  • 0
  • 307
  • 04 Ekim 2020 Pazar
  • +
  • -

Ne diyordu şair;
“Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız,
Hatırası bile yabancı gelir,
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da ayrıldı yollar bir bir,
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.”
Gerçekten de öyle…
Gün geçmiyor ki;
Bir dostumuzun acı haberini almayalım…
Sosyal medya üzerinden;
“Filanca kişi hayatını kaybetti” haberini duymayalım…
Tıpkı biraz önce bazı arkadaşların;
“Mustafa Cantürk arkadaşımızı da kaybettik” haberini sosyal-medya üzerinden öğrendiğimiz gibi…
Peki kimdi yüreğimize ateş düşüren Mustafa Cantürk?
1968-69 Dönemi Giresun Öğretmen Okulu mezunuydu…
Espiye’nin Kaşdibi köyündendi…
Köy öğretmeniydi…
Yurtseverdi…
Devrimciydi…
Örgütlü mücadeleyi severdi…
Demokrattı…
Çağdaş eğitimden yanaydı…
Aydınlığa sevdalı;
Gericiliğe oldum-olası düşmandı…
Düşlerini kurduğu dünyada;
Din, dil, cins ve ırk ayrımı gibi fantezileri yoktu…
İnsan hakları savunucusuydu…
Sömürü amaçlı yapılan savaşlara düşmandı…
Barıştan yanaydı…
Emekten yanaydı…
Emek sömürüsüne karşıydı…
Düşünsel alanda;
Özgürlük ve bağımsızlıktan yanaydı…
Örgütlü mücadeleyi severdi…
Emperyalizmi ve faşizmi nerede bir protesto yürüyüşü veya mitingi yapılsa ne yapar-eder giderdi…
Kısacası;
Bir yandan asli görevi olan eğitimciliğini aksatmadan sürdürürken…
Bir yandan da toplumsal sorumluluklarını yerine getirmeyi bilirdi…
Böyle davrandığı içinde…
Gerek 12 Mart darbelerinde…
Gerek 12 Eylül faşizmi sürecinde.
Gerek örfi idare dönemlerinde…
Hem idari ve hemde Adli olarak;
Ödenmesi gereken ‘cezai faturaları’ Mustafa Cantürk arkadaşımızda ödemiştir…
Yani, Mustafa Cantürk arkadaşımız da, her yurtsever ve devrimci gibi;
Bazen idari disiplin cezası alarak…
Bazen terfi ve kıdem durdurma..
Bazen bir okuldan-bir okula görülen lüzum üzerine tayin edilerek.
Bazen mitinglerde coplanarak..
Bazen kolluk güçleri tarafından tutuklanarak..
Bazen bir süre ‘açığa’ alınarak…
Yurtseverliğinin ve devrimciliğinin diyetini o da ödemiştir….
Yani bu konuda zerre kadar devlete borcu yoktur…
Tam tersine devletten alacağı çoktur!
Hey gidi sevgili arkadaşımız hey!
Hey gidi yüreği insan sevgisiyle dolu Mustafa Cantürk hey!
Demek üstesinden gelemedin seni sinsice yakalayan o hastalığın!
Demek ki o kahpe hastalık seni bir punduna getirip alaşağı etti ha?
Vay be!
Demek sende terk edip gidiyorsun bu dünyayı…
Hani bir sohbetimizde;
“Yaşanacak güzel günler bizi bekliyor” diyordun…
Hani birisi sana şaka yollu takılsa;
“Benim öte dünyada değil, bu dünyada daha yapılacak çok işim var” diye yanıt veriyordun….
Hani yaptığımız o güzel etkinliklerde buluşunca;
“Motorları maviliklere süreceğiz” diye umut pompalıyor’dun!
Hani daha birlikte nice Giresun Öğretmen Okulu Mezunları etkinliği içerisinde yine birlikte olacaktık!
Yine topluca şarkılar söyleyip;
Ve yine Nazım Hikmet’ten şiirler okuyacaktık!
Vay be!
Desene insan her zaman sözünde duramıyor…
Hiç beklenmedik bir zamanda ve duyulması istenmeyen bir haberle karşı-karşıya gelebiliyor…
Ve arkadaşlarını, sevdiklerin şaşırtabiliyor…
Demek sende gidiyorsun Mustafa Cantürk ha!?
Hemde ‘uğurlama törenine’ sayısal katılımların kısıtlandığı günlerde.
Güle güle git sevgili meslektaşımız…
Yurtsever arkadaşımız; güle güle git…
Yolların; bu dünyada elinde taşıdığın meşalenin ışığıyla aydınlansın.
Ve yattığın yerde rahat uyuyup, rahat yatasın…
Mekanın cennet olsun…
NOT: Ebediyete uğurlama töreni yarın saat:11,00’de Espiye İlçesi Kaşdibi köyünden kaldırılacaktır..

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM