Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
BİZE NE ZAMDAN- ZUMDAN BİZİM PENCEREMİZ BUZDAN
  • 0
  • 248
  • 20 Ocak 2022 Perşembe
  • +
  • -

Biz çubuğumuzu yakarız;

Bacak-bacak üstüne atar keyfimize bakarız…

Neymiş efendim;

Benzine yapılacak zamlar otomatiğe bağlanmış…

Haftalık yapılan zamlar;

İki günde-bir gelmeye başlamış…

Gelecek tabi…

Daha yakın zamanda ne demişti sayın cumhurbaşkanımız;

“Her evde araba var.

Kapıcısında araba var.

İkinci el araba yetişmiyor.” dememiş miydi?

Demişti…

Her evde en az iki araba olduğuna göre;

Bu arabalar su yakmıyor ya, benzin yakıyor…

Benzin dersen; bedava alınmıyor…

El-oğlundan yalvara yakara dövizle, dolarla alınıyor..

Yani kısaca demem o ki;

“Bu değirmenin suyu nereden geliyor?” diye soran yok!

Köylüsünden-kentlisine kadar herkesin keyfi gıcır!

Yediğini yiyor;

Yemediğini çöpe atıyor…

Bir kerede demiyor veya düşünmüyor ki;

“Bizler böyle -bağ ile bostan, yan gel yat Osman- misali yaşarken acaba bizlere bu imkanları sağlayan büyüklerimiz, muktedirlerimiz ne kadar çaba gösteriyorlardır Allah bilir!

Kim bilir;

Bizler böylesine mutlu ve tok yaşarken…

Kalorifer peteklerimiz sonuna kadar açık;

Bütün odalarımız sımsıcak…

Elimizde kahvemizi yudumlarken…

Dışarıda lapa-lapa yağan kar manzarasını izlerken;

Kim bilir o cefakar ve fedakar yöneticilerimiz ne çileler çekiyordur!!!

Neymiş efendim;

Akaryakıta sabah ayrı, akşam ayrı zam geliyormuş…

Milleti iyiden-iyiye bunaltıyormuş…

Neymiş efendim;

Elektrik faturalarının rakamları çok kabarık geliyormuş…

Vatandaş faturaları ödemekte zorluk çekiyormuş…

Hatta ödeyemeyenler icraya veriliyormuş…

Neymiş efendim;

Doğalgaza üst-üste yapılan zamlardan sonra kimse cesaret edipte kombisini açamıyormuş…

Sırtına bir battaniye veya yorgan sararak ısınıyormuş…

Muş-muşta, muş-muş!…

Bu millete hangi iyiliği yaparsan yap;

İyilikten anlamıyor!…

Yaranamazsın yani!..

Bu milleti;

Kırk yıl sırtından taşısan ‘vezir’ oluyorsun…

Yoruldum azıcık sırtımdan in desen ‘rezil’ oluyorsun!

Yani kısacası;

Kadir-kıymet bilmiyor bu bizim milletimiz!

Yapılan bunca hizmetler;

“Gözüne-dizine dursun” demek geliyor içimden ama…

Ben yine de demeyeceğim…

Daha doğrusu büyüklerim dururken;

Benim böyle bir ‘beddua’ hakkımın olacağını sanmıyorum!

Ve özetleyerek konuyu sokak röportajlarına bağlayarak bitirmek istiyorum…

Bazı hınzır TV’lerin röportajcısı vatandaşa soruyor;

“Benzine yine zam yaptılar, bu konuda ne düşünüyorsun?”

Vatandaş yanıtlıyor;

“Efendi, efendi!..

Milleti bölmeye çalışmayın…

Bir kere o dediğiniz ‘zam’ değil fiyat ayarlaması”

Hava soğuk…

Kafası bereli…

Elleri eldivenli…

TV röportajcısı soruyor;

“Son aylarda iyice tavan yapan enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle, millet sabahtan-akşama kadar ekmek kuyruğunu giriyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?”

Soğuktan ellerini ovuşturan…

Dişleri birbirine vurarak adeta mızıka çalan…

Üstünde taşıdığı olanca fedakarlığı öne çıkarıp ve ‘zam’ yapanlara toz kondurmama adına, daha çok kameraya bakarak konuşuyor;

“Yalan!…

Neredeymiş ekmek kuyruğu?

Eskidenmiş o sizin söylediğiniz şeyler…

Elhamdülillah, günümüzde aç da yok, açıkta yok.

Nereden uyduruyorsunuz bunları?” diye yanıtlıyor sorulan soruları…

Ne dersiniz;

Herkesin keyfi yerinde mi?

Yemediği sırada, yediği önünde mi?

Sobanız yanmıyorsa…

Kalorifer petekleriniz yeteri kadar ısıtmıyorsa…

Elektrik sobalarınız fazla elektrik yakıyorsa…

Bu karakışta;

Mutlaka şöminelerinizi kuru gürgen veya meşe odunuyla yakmış bir şekilde ısınıyorsunuzdur diye düşünüyorum…

Bilmem yanılıyor muyum?

Sizleri bilmem ama;

Şu an şahsen ben öyle yapıyorum…

Zammış, zummuş…

Ekmek kuyruğuymuş..

Oymuş, buymuş..

Kafamı bu tür abuk-sabuk, ipe-sapa gelmez şeylerle karıştırmıyorum!…

Çektim sandalyemi pencerenin önüne;

Bir yandan kahvemi yudumluyorum…

Bir yandan lapa-lapa yağan karı seyrediyorum..

Bir yandan da sokaklarda düşe-kalka işine gücüne yetişmek için koşuşturanları izliyorum…

Evvel-Allah keyfim yerinde yani…

Kimsenin derdini ‘dert’ edecek halimde, mecalimde yok…

Üstelik derdi olanlar, derdini gidip Markopaşa’ya anlatsınlar!

Bir başka sohbette görüşmek üzere;

Nasıl yaşamayı düşlüyorsanız öyle yaşayın…

Öyle yol alın…

NOT;

Görselde paylaştığım fotoğraf, değerli arkadaşım emekli öğretmen Mehmet Öztürk’ün arşivindendir..

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM