Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
DERE KENARINA KORKULUK YAPANLAR KORKULACAK KADAR KÖTÜ YAPMIŞLAR
  • 0
  • 146
  • 17 Ağustos 2022 Çarşamba
  • +
  • -

Merhaba sevgili dostlar,

Merhaba değerli canlar,

Bugünkü sohbetimiz;

Yeni kurulan ‘Dereli İlçe Merkezinin’ dere kenarındaki yükseltilmiş yol üzerine yapılan ‘korkuluk’ üzerine olacak…

Şimdi bu sayfanın dikkatli ve duyarlı okuyucuları da diyecektir ki;

“Yahu, hani sen bir daha Dereli ilçesinin sorunlarını dile getiren bir ‘yazı’ yazmayacaktın.”

Niye geri adım attın?

Ne oldu da iddialı duruşundan vazgeçtin? diye düşünenlerde elbet vardır…

Ve de haklıdır…

Ancak taktir edersiniz ki;

Bende etten-kemikten meydana gelmiş ve tıpkı sizler gibi duyguları olan bir insanım…

Yani;

Bir toplumun içinde kızdığım ve benimsemediğim insanlar olduğu gibi, sevdiğim ve saygı duyduğum insanlarda var…

Ve sevdiğim insanların en başında da;

Tanıdığım ve tanımadığım bilumum küçücük çocuklar geliyor…

Kimliğini ve niteliğini -dün olduğu gibi- hala kirletmeden sürdüren saygın kimlikli insanlar ve insancıklar var…

İşte bunların hatırı için ‘geri adım’ atıyor ve bu sayfa üzerinden ilçenin yönetsel erklerine…

İlçe merkezinde yaşadığı halde;

Yapılan olumsuzlukları görmeyen veya görmek istemeyen…

Sıra ‘siyasi sohbete’ gelince mangalda kül bırakmayan babayiğit siyasetçilere…

Bilumum esnaf ve ticaret erbabına bu sayfa üzerinden şu soruları sormak istiyorum;

“Sizler, dere kenarındaki yol üzerinde ve yaklaşık 7-8 yüz metre uzunluğunda yapılan ‘demir parmaklığın’ (korkuluğun) altında bırakılan koskocaman boşluğu görmüyor musunuz?”

O, yol üzerinden gelip-geçerken;

Hiçbir Allah’ın kulu bunun farkına varmıyor musunuz?

Küçücük çocuklar, bir dalgınlık sonucu veya ‘eğilip aşağıya bakmaya kalksa, dereye düşüp ölür’ korkusu ve kuşkusu taşımıyor mu?

Dereli ilçe merkezinde yaşayıp da, oradan geçen bir ana-baba (güya korunak olarak) yapılmış parmaklığın altında bırakılan koskocaman boşluğu hiç görmüyor mu?

(Göremeyenler için ben 1. görselde paylaştım, görebilirler.)

Edindiğim bilgilere göre;

Sözünü ettiğimiz bu (korunak) Demir Parmaklığı DSİ yaptırmış..

Ve (tahmini söylüyorum) bu 7-8 yüz metre uzunluğundaki ‘Demir Parmaklığı’ da Trabzonlu bir müteahhit yapmış…

İnsanların ve çocukların dereye düşmemesi için ‘korunak’ yapılan güzergahı tekrar tanımlayacak olursak;

Dere ilçe merkezinin dere kenarına yükseltilmiş bir yol yapılmış…

Ve dere kenarında (ne için yapıldığını kimsenin bilmediği) 70-80 santim genişliğinde dar bir yol bırakılmış…

Ve bu dar yoldan yürürken ‘kimse dereye düşmesin’ düşüncesinden hareketle -korunak olarak- Demir Parmaklık yapılmış…

Yapılmış-yapılmasına da;

Parmaklığın altında (yine tahminen söylüyorum) bir çocuğun rahat düşebileceği şekilde 50-60 santim büyüklüğünde koskocaman bir boşluk bırakılmış…

(Hala itirazı olan ve sürdüren varsa 1. görsele tekrar bakabilirler)

Şimdi benim gibi fesatça ve art niyetli olanlarda, beyninde ne kadar kuşku varsa şöyle düşüneceklerdir;

“Acaba müteahhit demirden çalarak mı karını yükseltmek istedi?”

“Yoksa ‘dolar’ birdenbire tavan yapınca, gücü mü yetmedi?”

Veya da ne bilim ben;

“Herkesin doğrusu ben miyim?” deyip, yaptığı işi mi küçümsedi? gibi insanın aklına böyle abuk-sabuk sorular geliveriyor!

Hadi müteahhit böyle düşündü diyelim;

Peki, bu ‘işi’ teslim alanlar nasıl oluyor da, bu olumsuzluğu görmüyorlar?

Korunak görevi yapacak olan ‘parmaklıkların’ altında bırakılan koskocaman ‘boşluğu’ neden bıraktıklarını sormuyorlar?

Özetlersek, şöyle özetlemek istiyorum;

Yandaş müteahhitlere iş bulmak için -selin yıkamadığı- Dereli ilçe merkezini yıkanlar, yeni kuracakları ‘Dereli Merkez İlçenin’ öylesine güzel bir ‘Maketini’ yapmışlardı ki…

Yeni kuracakları ilçenin;

Her evin sağında-solunda yemyeşil ağaçlar…

Müstakil otoparklar…

Yürüyüş yolları…

Çocuk Parkları…

Vesaire, vesaire…

Sanırsın, ölmüşsün de cennete düşmüşsün!

Kısacası;

Albenisi çok güzel bir ‘maket’ yapmışlardı…

Ama süreç içerisinde bu ‘model maket’ değişe, değişe…

Günden-güne, evrimleşe evrimleşe…

Ve cennet bahçesine benzen ‘botanik’ bir ilçe beklerken;

Karşımıza birdenbire ‘betonik’ bir taş yığını çıkıverdi…

Son söz;

Umarım yine yanlış anlaşılmamışımdır…

Kimsenin yolcuğunu engelleyecek şekilde takoz koymamışımdır!

Hani, ne zaman ‘toplumun ortak çıkarlarına’ bir şey söylesem yanlış anlaşılıyorum da, onun için böyle düşünüyorum…

En önemlisi de;

Bakalım bu sefer yaptığım uyarıları dikkate alan olur mu?

Bekleyip göreceğiz…

NOT;

Görselde paylaştığım parmaklığın boşluğu dar görünüyor, genişliğini görmek isteyenler ‘tıklayıp’ öne çıkarabilirler…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM