Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
EĞER BÖYLE OLACAĞINI BİLSEYDİM  ARŞİV ÇALIŞMALARIMI VERMEZDİM 
  • 0
  • 266
  • 18 Temmuz 2021 Pazar
  • +
  • -

Merhaba sevgili dostlar,

Merhaba değerli canlar,

Bugünkü sohbet konumuz;

Görkemli Hatalar…

(Pardon dilim sürçtü)

Serkan Asker’in HALK TV’de hafta sonları sunduğu ‘Görkemli Hatıralar’ programının Giresun’da sunduğu program üzerine olacak.

Sevgili dostlarım,

Değerli okurlarım,

Baştan söylemedi demeyin…

Bugünkü sohbetimiz yine uzun olacak…

Elimden geldiği kadar özetleyerek anlatmaya çalışacağım..

Hatta anlatacaklarımı bitiremezsem, devamını yarın anlatacağım…

Efendim;

Bu programın Giresun’a gelişinde azda olsa bir katkım var diye düşünüyorum…

Şöyle ki;

‘Görkemli Hatıralar’ denen bu program (yaklaşık iki ay önce) komşumuz Gülyalı ilçesine geldiğinde şöyle düşünmüştüm;

“Yahu birçok ilden daha fazla tarihi şahsiyetlerimiz ve dünya çapında ünlülerimiz, şöhretlerimiz olmasına karşın, neden bizim ilimize gelmeyi hiç düşünmezler” diye düşünmüştüm…

Ve sonra da;

Hem bu ‘sosyal sayfa’ üzerinden yazarak sizlerle paylaşmıştım… Ve hem de aynı yazı Gündem Gazetesindeki ‘köşemde’ köşe yazısı olarak yayınlanmıştı…

Ve ayrıca da bu konuyu Giresun milletvekili Necati Tığlı beyefendi ile telefonla iletişim kurmuş ve ‘Görkemli Hatıraların’ bir şekilde ilimize de getirilip; “tarihi şahsiyetler anlatılsa iyi olur” demiştim..

Sayın vekil Necati Tığlı da bana;

“Hocam gerekli bilgi ve bilgilerde yardımcı olursanız, neden olmasın ben Serkan Asker’le diyalog kurar getiririm” demişti…

Bende aradan çok zaman geçmeden ‘arşiv çalışmalarıma’ girdim ve 90’a yakın -ülkemiz çapında- ve birçoğu dünyaca ünlü 59 kişinin resimleriyle birlikte kısa biyografisini Giresun Kalesinde Dr. Hakan Güvenç Parkında sayın vekil Necati Tığlı’ya teslim ettim…

Hatta sayın vekil bana demişti ki;

“Hocam, programı getirmeyi başarırsak, senin sözel bilgilerinden yararlanmak için sizi program yapımcısı Serhan Asker’le görüştürür ve yapılması gerekenleri de önerirsiniz” demişti…

Ve o günden sonra sayın vekil Necati Tığlı bir daha da beni ne aradı, nede sordu…

Her neyse…

Sayın vekil, bendeki dosyaları almak için Giresun Kalesindeki Dr. Hakan Güvenç parkına geldiğinde ‘Görkemli Hatıralar’ kadrosunu buraya getirmek için 70 bin lira gibi bir sponsora ihtiyacımız var” demişti…

Kısacası;

Sayın vekil, Necati Tığlı -kendi çabalarıyla- bir sponsor bulmuş olacak ki; ‘Görkemli Hatıralar’ kadrosu (ilimize kaç gün önceden geldi bilmiyoruz) 17 Temmuz (Cumartesi) günü, birçok kimsenin bilmediği bir düzlükten ‘canlı yayın’ yapmaya başladı…

Bu ‘canlı yayın’ neden Giresun Kalesinin herhangi bir yerinden yapılmadı bilmiyoruz…

Kale’den yayın yapılmasına valilik veya belediye mi izin vermedi?

Eğer istenildi de izin verilmediyse;

Neden yapılan ‘canlı yayında’ bu konu izleyenlere bilgi olarak verilmedi?

Örneğin;

Kale’den ‘canlı yayın’ yapılmaya izin verilmediyse-verilmedi…

Neden ‘Gedikkaya’nın’ üstündeki düzlük düşünülmedi…

Giresun’un dört-bir yanını gören Dikmen Tepesi’ niye hiç kimsenin aklına gelmedi?

Geçelim…

Hadi bunları da bir tarafa bırakalım…

Birde programda işlenen konulara ve programın akışına bir göz atalım…

Ve halk diliyle şöyle soralım;

“Yahu bu ilde, bu ilin türkülerini -türkü tadında söyleyecek- tek bir Allah’ın kulu yok muydu ki; dışarıdan sanatçı getirmeyi yeğlediniz.”

1957 yılında kurulan Musiki Cemiyeti bu zamana kadar (ihtiyacımızı karşılayacak düzeyde de olsa) hiçbir mahalli sanatçı da yetiştiremedi mi?

Müzik Dostları Derneğinin bünyesinde ‘Giresun Türkülerini’ bilen hiçbir mahalli sanatçımız yok mu?

Örneğin;

Aytekin Özdemir,

Ahmet Başaran,

Seher Erener

Hazal Yıldız Özgürel gibi profesyonellere taş çıkartacak sanatçılarımız olduğu gibi, bu sanatçılara eşlik edecek bir o kadarda saz sanatçılarımız var…

Bunlar ne güne duruyor da;

“Taşıma suyla değirmen taşı döndürmeye çalışıyorsunuz?

Hangi anlayışla hareket edip;

“El, elin kaybolan eşeğini türkü söyleyerek arar” anlayışına sığınıyorsunuz?

Şimdi bunları söyledikten sonra insanın aklına ister-istemez şöyle bir soru geliyor;

“Görkemli Hatıralar’ isimli programın amacı; gittiği ilin ve yörenin geçmişteki ve günümüzdeki değerlerini anlatmak mı?”

“Yoksa ‘kafa-kol ilişkisine’ girdikleri eşini-dostunu ve yakınlarını il-il dolaştırmak mı?”

Bir başka akla gelen soruda şunlar;

“Saat 10’dan-13’e kadar süren 3 saatlik zaman diliminde tarihsel kimliğe sahip kişileri 3 dakika anlatıp, 10 dakika gelen mesaj ve twit okumak mıdır bu programın formatı?”

Veya da ne bilim ben;

“Ben yaptım oldu!”

“Seven, sever”

“Sevmeyen sevmez”

“İsteyen izler, istemeyen izlemez” anlayışıyla mı yapılmaktadır?

Hani program süresince program yapımcısı ve sunucusunun elinde telefon sürekli -övgü dolu- mesajları okuyor ve eleştiri mesajlarını okumuyor da, onun için böyle düşünmek zorunda kalıyor insan…

Efendim;

Bu ‘görkemli hatıralarla’ ilgili ‘görkemli sohbetimizi özetleyerek sonlandıracak olursak…

Ve ben Giresun’da yapılan ‘Görkemli Hatıralarla’ ilgili düşüncemi, naçizane şöyle ifade etmek isterim;

“Yok”

“Olmadı beyler hiç olmadı”

“Bu -görkemli hatıralar- denilen program Giresun’u anlatamadı”

“Anlatmaya çalıştıklarını da ‘anlatırken’ hem bocaladı ve hem de yarım-yamalak anlattı.”

Halbuki ben anlatılması için;

19 yıl Belediye Başkanlığı yapmış Kaptan Yorgi’nin -özet olarak- dosyasını da vermiştim…

Belki türküsü de söylenir diye;

Halk kahramanı ‘Micanoğlu’nun’ -epik anlatımlı- yaşam öyküsünü de vermiştim…

Ünlü ressam; Hamit GÖREL’nin

Kemençenin Ordinaryus’u Piçoğlu Osman’ın..

Ünlü tiyatro ve sinema sanatçısı Yaman OKAY’ın…

Şair Can AKENGİN’in…

Ve Adana Demirspor’dan Fatih Terim’in Takım Kaptanı Erol Pamuk’un özet bilgilerini de vermiştim, bilmeyenler bilsin diye…

Ama bu beklentilerimizin hiçbirisi olmadı…

‘Görkemli Hatıralar’ sadece ve sadece ‘görkemli hatalar’ olarak iz bıraktı…

Halbuki biz isterdik ki;

“Sokak başı meyhane” türküsünü dinleyerek efkar dağıtalım…

Biz isterdik ki;

“Micanoğlu” türküsünü dinleyerek bir kez daha ayağa kalkalım.

Biz beklerdik ki;

“Giresun üstünde vapur bağırıyor” türküsünü dinleyerek, bundan 88 yıl önce vurulan Eşref’in fındık yüklediği limana demir atalım.”

Tüm Giresunlular isterdi ki;

“Oy Giresun kayıkları/ hep geliyor karından” türküsüyle karşı-karşıya geçip oyun oynayalım..”

Ama olmadı…

Program yapımcıları ve konukları kendi kafalarına göre takıldı…

Ve izleyenlerin ‘beklentileri’ hep yarım kaldı…

NOKTA…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM