Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
EN KESTİRME YOL DENİLİYOR DERELİ 1958 DE İLÇE OLUYOR
  • 0
  • 65
  • 05 Ağustos 2022 Cuma
  • +
  • -

Sevgili dostlar,

Değerli canlar,

Bugünkü sohbetimiz;

Dereli ilçesinin ‘ilçe’ oluşu üzerine olacak…

Ancak konuya girmeden önce ‘yöreyle ilgili’ çok kısa başlıklarla bir tanımlama yapmak isterim…

Şöyle ki;

Sahilden 30 kilometre içeride kurulan Dereli yerleşkesinin Nahiye oluşu ve ilçe oluş tarihi çok eskilere dayanmaz…

Sahilden 30 kilometre içeride ve bir ‘Kervan Yolu’ üzerinde kurulan Dereli (Hanyanı) yerleşkesi;

1926 yılında ‘Nahiye’ olmuştur…

1958 yılında da ‘İlçe’ statüsüne kavuşmuştur…

Yani;

Aksu Vadisi, sahili-doğuya bağlayan en kestirme yol olmasaydı…

Bugün ‘Dereli İlçesi’ diye bir ilçede olmayacaktı…

Çünkü;

Dereli daha ‘Nahiye’ olmadan çok-çok yıllar öncesinden kurulmuş ‘Kırık’ (Yavuzkemal) Nahiyesi vardı…

1926 yılında kurulan Dereli Nahiye yerleşkesinin 1958 yılında ‘İlçe’ yapılmasının gerekçesi;

Doğu Karadeniz bölgesinde ‘Sahili-Doğu Bölgesine’ bağlayan en kestirme ‘Kervan Yolu’ olmasındandı…

Ki, bunun ölçümleri ta 1911 yılında yapılmış olup;

Aksu Vadisi üzerinden-Şebinkarahisar istikametinde doğru bir tren yolu yapılması bile tasarlanmıştı….

Ancak;

Alman firması mı yapsın?

Yoksa ihale Fransız firmasına mı kalsın? rekabeti yüzünden ‘Tren Yolu’ bir başka bahara bırakılmıştı…

(Biraz sonra bu yol hikayesine kısaca yine değineceğim)

Bu coğrafya üzerinde yaşayanlardan da söz etmek istiyorum kısaca…

Ve tarihi derinliklerden yola çıkarak ve kısaca şu başlıklarla tarif edersek;

Dereli ilçesinin bulunduğu Aksu Vadisi; Kaçaklar Vadisidir…

Bir zamanlar ‘ağaç topluluğu’ ile zifiri karanlık ormanları ha keza öyle…

Yani, kısaca demem o ki;

Osmanlı yönetiminin baskısına maruz kalmış ne kadar Çepni Türkmen’i Alevi’si varsa bu bölgeye gelip saklanmış…

1892 Rus harbinden kaçıp gelenler Dereli coğrafyasının dağlarına gelip sığınmış…

Cinayet işleyen kanun kaçakları, Dereli bölgesinin yüksek köylerine, ormanlarına gelip saklanmış…

Yani kısaca;

Rum’uyla-Gürcü’süyle…

Alevi’siyle- Sünni’siyle…

Laz’ıyla-Çerkez’iyle…

Onlarca ‘etnik siteye’ sahip insanların ortak yaşam alanı olmuştur Dereli coğrafyası…

Onun için ben şöyle tanımlarım bu yöreyi;

Dereli ilçesinin bulunduğu vadi ve dağları ‘Kaçaklar Diyarıdır’…

Ve aynı zamanda da;

İhbar ve ispiyonculuk kültürünün olmadığı ‘barış’ içerisinde yaşamak zorunda kalınan bir coğrafyadır…

Dereli’nin ilçe olma öyküsüne gelince;

Biraz öncede söylediğimiz gibi, Sahili-Doğuya bağlayan en kısa ve kestirme yol olduğu için Dereli Nahiye yerleşkesini ‘İlçe’ yapmak isteniyor…

Ancak;

Kırık (Yavuzkema) nahiyesinin sivil öncüleri tarihsel geçmişini öne sürerek “ilçe olmak bizim hakkımız” diyor…

Ve bu tartışma yaklaşık üç-dört yıl sürüyor…

Tartışmayı yatıştırmak için midir?

Yoksa birikim ve deneyim sahibi olduğu için midir bilinmez;

Kırık Nahiyesine kendi ismini veren Nahiye Müdürü Yavuzkemal Erkin, Dereli’nin ‘ilçe’ olma hazırlıklarını sürdürmek için Dereli Nahiyesine tayin ediliyor…

Bu ‘tartışma’ olayının yatıştırılmasında emeği olan Muzaffer Ocak’ın hakkını teslim etmezsek haksızlık yapmış oluruz…

Bir yanı Akkaya Köyü ve bir yanı da Yavuzkemal tarafı olan Muzaffer Ocak (Dereli’nin ilk Belediye başkanı) Yavuzkemal yöresinin ağalarını öncülerini bir şeklide ikna edip sakinleştiriyor…

Ve takvim yaprakları 1 Nisan 1958 yılını gösterdiğinde;

Dereli Nahiyesi büyük bir tören yapılarak ‘ilçe’ ilan edilmiştir…

(Görselde paylaştığım fotoğraf bu töreni göstermektedir.)

Biraz önce ‘yol öyküsüne’ tekrar döneceğim demiştim…

Sohbetimizi bu ‘yol öyküleriyle’ bitirmek istiyorum…

Biraz öncede belirttiğim gibi;

Aksu Vadisi üzerinden Dereli-Şebinkarahisar istikametinde yapılacak olan ‘yol hikayesi’ tren yolu projesiyle 1911 de başlıyor…

Ancak gerçekleştirilemiyor…

1965 yılına geliniyor;

Süleyman Demirel başbakanlığında Adalet Parti göreve geliyor…

Ve bu kez Aksu Vadisi üzerinden İran’a transit bir yol düşünülüyor…

Yapılacak transit yolunun plasmanının çoğunu İran Şahı Rıza Pehlevi karşılayacağı için bu yolun adına ‘İran Transit Yolu’ adı veriliyor…

Sonuç;

O da gerçekleşemiyor…

Çünkü, birileri devreye girerek (!) yolu Trabzon-Zigana tarafına çeviriyor…

Ve gele-gele geliyoruz bundan 15 yıl öncesine;

Bu kez en azından Sahil-Dereli arası 28 kilometrelik düzgün bir yol yapılsın isteniyor….

Bu yol hikayesi de, evlenecek gençlerin düğün arabalarının arkasına; “Aşkımız Dereli Yolu Gibi Hiç Bitmesin” diye yazılıyor…

Sıkıldınız mı?

Tamam o zaman…

Madem ki sıkıldınız;

Sözü size bırakıyorum…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM