HATİCE SAYDAM’DAN HAYATİ UYARILAR

HATİCE SAYDAM’DAN HAYATİ UYARILAR

JMO Giresun Şube Başkanı Hatice Saydam”SEL, TAŞKIN VE HEYELAN AYLARI GELİYOR. NE KADAR HAZIRIZ?”diye sordu

Giresun JMO Başkanı Hatice Saydam afet aylarına girildiğini ifade ederek vatandaşları uyardı.Saydam”

“Doğu Karadeniz Bölgesi ülkede iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin en fazla yaşandığı, oluşma sıklığı bakımından heyelanların, etki alanı bakımından ise taşkınların en sık görüldüğü ve buna bağlı olarak can ve mal kaybının en fazla olduğu bölgedir. Ülke istatistiklerinden farklı olarak Doğu Karadeniz Bölgesi’nde doğa kaynaklı afetler içinde taşkın ve heyelanlar %95’lik oranla ilk sırada yer almaktadır. Bu nedenle bölgede afet denilince akla ilk olarak heyelanlar ve taşkınlar gelmektedir. 1929-2019 yılları arasında Türkiye’de 67 ilde ölümcül heyelan olayı kaydedilmiştir. Olay ve hayat kaybı sayıları dikkate alındığında Doğu Karadeniz kıyı illerinin ön planda olduğu görülmektedir.”dedi.

Saydam şöyle konuştu..

“İstatistikler değerlendirildiğinde, bölgede ölümcül heyelan olayla-rının %51’i ile ölümlerin %72,5’i, ilkbahar sonu ve yaz mevsimine karşılık gelen Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında gerçekleşmiştir (Şekil 2). Heyelan ve sel olaylarının ilkbahar sonları ve yaz aylarında meydana gelmesi bu olaylar üzerinde küresel iklim değişikliğine bağlı ani ve şiddetli yağışların etkili olduğunu göstermektedit.

Topraklarının çok büyük bir bölümü doğa kaynaklı afet riski taşıyan Doğu Karadeniz Bölgesi’nde; yeni yerleşim alanları, karayolu güzergahları, doğalgaz boru hatları, hatta regülatör, hidroelektrik santral ve baraj gibi büyük mühendislik yapıları için uygun yer seçilirken jeolojik-jeoteknik etütlere gereken önemin verilmemesi, bu yapıların heyelan, kaya düşmesi ve taşkın riski taşıyan alanlara denk gelmesine neden olmakta, bu durum sonucunda ise can ve mal kayıpları büyük boyutlara ulaşmaktadır.

Yapılan bilimsel çalışmalarda Doğu Karadeniz kıyı illerinde gelecek 20 yıl içinde aşırı ve ani yağış oranın %20 artacağı belirtilmektedir. Bu sonuç, heyelan ve taşkın gibi afetlere karşı alınacak önlemlerin günümüz koşullarında elde edilen verilerle belirlenmesinin pek mümkün olmayacağı net olarak göstermektedir. Bu nedenle öncelikli olarak Doğu Karadeniz illeri pilot alınarak doğa kaynaklı afet riski taşıyan alanların belirlenmesi, gelecekte bu alanlarda bir mühendislik projesinin planlanması durumunda jeolojik-jeoteknik çalışmalarının detaylı olarak yapılmasını sağlayacak bir altlığın geliştirilmesi, sonrasında bu uygulamanın bir acil eylem planı içerisine alınarak tüm illere yayılması kaçınılmaz bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır.

Aksi taktirde Ağustos 2020’de Dereli, Doğankent ve çevresinde yaşanan taşkın ve heyelanlara, Ağustos 2021 Batı Karadeniz’de yaşanan taşkınlara benzer afetleri yaşamaya devam edeceğimiz kaçınılmaz olacaktır”. Haber: Fatma Uğurlu

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?