İSLAMİYETTE KADIN & ERKEK

İSLAMİYETTE KADIN & ERKEK

Erkekler kadınların koruyup kollayıcısıdır, Arapçada KAVVÂM diye geçer. Erkeklere bu görevin verilmiş olması eşitsizlik gözetildiği için değil, erkeklerin güç, kuvvet ve fizik bakımından daha güçlü bir yapıya sahip olmasından kaynaklanır. Buna karşılık erkeklere ailenin geçimini sağlama görevi verilmiştir.

NİSA SURESİ Ayet 34 de geçmektedir Müminler için en güzel örnek HZ. Muhammed Aleyhiselam. Bu ayeti kerimeyi en iyi anlayanda şüphesiz o dur. Kesin olarak biliyoruz ki o ömründe bir defa elini kaldırıp bir kadına vurmamıştır. Kadınları dövenler iyileriniz değildir diye buyuranda odur. İçinizden biriniz karınızı köle döver gibi dövüp gecede onunla yatağa gire bilir mi? diye söyleyip karı koca arasında ilişkinin sevgiye dayanması gerektiğini bizlere Peygamber efendimiz söylemektedir.

Bilindiği gibi Peygamber efendimiz Veda Hutbesinde kadınların haklarının korunması ve Allahtan korkulmasını özellikle vurgulamıştır. Kadının evlilik sorumluluklarını yerine getirmemek, kocanın haklarını ihlal etmek, onun şahsiyet ve vakarını zedeleyici tavırlar sergilemek veya iffet ve namusunu tehlikeye sürükleyecek gibi olumsuz davranışlara girmesi halinde ailenin devamını sağlamaktan birinci derecede sorumlu olan kocanın içine düştüğü mecburiyetten dolayı bazı tedbirlere başvurması tabidir.

Bu tedbirler zaman mekan ve sosyal şartlara göre farklılık göstere bilir. Ayette son seçenek olarak zikredilen darp meselesi de çok istisnai bir tedbirdir. Böyle bir tedbire İslam bilginleri başvurulmamasını aksi halde zarar getireceği konusunda birleşmektedirler.

Bu ayetten şunu anlıyoruz kadınlar zayıf yapıya sahiplerdir onlar korunup kollanmalıdırlar. Veda Hutbesinde bu konu açık bir şekilde söyleniyor. Ülkemizin toplum yapısına baktığımızda kültür seviyesinin düşük olduğu Anadolu ve Doğu illerimizde cahiliyet devri hala devam etmektedir. Kadını sahipleri meta ve mal gibi görürler ve öyle davranırlar. Bu konunun toplumda mutlaka işlenmesi ve düşünce tarzının değişmesi için gayret sarf edilmelidir. Diyanet sıkça gönderdiği Hutbe yazılarında bu konuya yer vermelidir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar