Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
KANSER HASTALIĞINA YENİK DÜŞÜYOR USTA BİR SANATÇI DAHA YOLA ÇIKIYOR
  • 0
  • 31
  • 03 Şubat 2021 Çarşamba
  • +
  • -

Adı; Atilla

Soyadı; PEKDEMİR

Giresun-Burunucu’ndan

Karaibrahimoğulları’ndan…

1943 yılında dünyaya geliyor.

Yani;

Hamsinin karaya vurduğu,

Nazi Birliklerinin Stalingrad’da Ruslara teslim olduğu;

Almanya’da suikasta uğrayan Talat Paşa’nın naaşı’nın İstanbul’a getirildiği bir tarihte dünyaya geliyor Atilla PEKDEMİR…

Ünlü tiyatro ve sinema sanatçısı Öztürk Serengil, Giresun lisesinde okuduğu ve okul tiyatrosunda oynadığı yıllarda küçük Atilla daha yeni ilkokula başlıyor…

Yani;

Öztürk Serengil’in rol aldığı ‘CİMRİ’ oyununu daha okula başladığı yıllarda izliyor….

Ve ‘tiyatro oyunculuğunu’ belleğinin bir kenarına yerleştiriyor…

Derken;

İlkokulu, ortaokulu ve liseyi Giresun’da okuyup bitiriyor…

Üniversite sınavlarına giriyor…

Ve Ankara Hukuk Fakültesini kazanıyor…

Ailesi ‘Hukuk Fakültesini’ kazandığı için çok mutlu oluyor ve çok seviniyor…

Ama genç Atilla’nın belleğinde saklı kalan ve durmadan dolaşan bir dürtü onu rahatsız edip duruyor…

Ancak;

Atilla Pekdemir, belleğinde dolaşanın ve kendisini rahatsız edenin ne olduğunu çok iyi biliyor bilmesine de;

Derdini açık-açık kimselere söyleyemiyor…

Sözü uzatmayalım…

Atilla Pekdemir, Hukuk Fakültesini 3. sınıfa kadar okuyor…

Ve kendisini rahatsız eden dürtüye daha fazla tahammül edemeyip;

Hukuk Fakültesini bitirmeden yarıda bırakıyor…

Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü sınavlarına girip kazanıyor…

Hukuk Fakültesini bitirmeye bir yıl kala okulu yarıda bırakıyor;

Ve Konservatuarın Tiyatro Bölümünde okuyor…

1968 yılında Tiyatro Oyunculuğu bölümünü bitiriyor…

Ve ‘Tiyatro Oyunculuğu’ yapmaya başlıyor…

Beş arkadaşıyla birlikte GRUP-6 Tiyatrosunu kuruyor…

Ve Türkiye’de ilk olarak Brecht’in ‘Kara Ananın Silahları’ oyununu sahneliyor…

Ancak devletten gerekli desteği bulamayınca tiyatrosunu kapatıyor.

Konservatuardan hocası olan Yıldız Kenter’ ile çalışmaya başlıyor…

Ve Kent Oyuncularının sahneye koyduğu Brecht’in eseri olan;

‘Üç Kuruşluk Opera’ oyunuyla profesyonel tiyatro oyunculuğu başlıyor…

Ardından sırasıyla;

Gençlik Tiyatrosunun sahnelediği ve Almanya’da düzenlenen Milletler arası ‘Tiyatro Festivaline’ götürülen ‘Keşanlı Ali Destanı’ oyununun başrolü olan ‘ALİ’ rolünü başarıyla canlandırıyor…

Daha sonra Münir Özkul Tiyatrosunun kadrosunda yer alıyor…

Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosunun oyunlarında oynuyor…

Derken;

Üç Maymun Kabare tiyatrosuna geçiyor…

Nisa Serezli-Tolga Aşkıner Tiyatrosunda…

Ali Poyrazoğlu Tiyatrosunun kadrosunda yer alıyor..

Deve Kuşu Kabare, Sadri AIışık ve Levent Kırca Tiyatrosunda hem oyuncu ve bazı oyunlarda da ‘yönetmen’ olarak görev yapıyor…

Adı; Atilla PEKDEMİR

(Daha önceki soyadı; Karaibrahim)

Onlarca tiyatro oyununda rol aldı…

Onlarca sinema filmi ve Dizilerde oynadı…

(Hepsini saymıyor ve oynadığı tiyatro ve sinema filmlerinden birkaç tanesini söyleyeyim;)

Tiyatro Oyunlarından;

Keşanlı Ali Destanı

Karan Ana’nın Silahları

Üç Kuruşluk Opera

Adını Sen Koy

Yol Ayrımı

Hayat Yokuşu

İyi ki Varsın isimli oyunlar;

Atila Pekdemir’in rol aldığı Tiyatro Oyunlarından sadece birkaç tanesidir…

Ve Levent Kırca’nın ‘Olacak O kadar’ dizisi halinde sunulan birçok skeçlerinde de rol almıştır…

Rol aldığı onlarca sinema filmi ve dizelerden ise birkaç tanesini sayacak olursak;

Aslan Bacanak

Kurtlar Vadisi

Cennet Mahallesi

Devrim Arabaları

Ve buna benzer daha nice ‘Dizi’ ve ‘Filmlerde’ rol almıştır ünlü ve usta sanatçımız; Atilla PEKDEMİR…

Yaklaşık 60 senedir Tiyatro ve Sinema sanatının içerisinde bulunan Atilla PEKDEMİR;

Bundan iki yıl önce Akciğer Kanserine yakalamıştır…

Ancak bu amansız hastalığa iki yıl anca direnebilmiştir.

Ve takvim yaprakları; 31 Ocak gününü gösterdiğinde bu dünyadan ve aramızdan ayrılmıştır…

Ve 10 Şubat 1943 yılı Giresun’da dünyaya gelen Atilla PEKDEMİR…

2 Şubat 2021 tarihinde, yaşamını yitirdiği İzmir’de toprağa verilecektir…

Böylesi güzel değerler aramızdan ayrılınca, insanın nutku tutuluyor.

Sözcüklerin ayakları birbirine dolaşıyor…

Tıpkı şu an benim zorlandığım gibi…

En iyisi ben onun çok sevdiği ve Brecht’in oyununda çok sevdiği epik repliklerle uğurlayayım;

“Bu şehirden arta kalacak ne;

Sokakları dolaşan bir rüzgar kalacak.

Evleri kuranlar mutlu olurlar ama,

Onlarda bir gün bakır evlere giderler.

Hepimiz bugün var, yarın yokuz,

Ne düşünürse düşünsün bizden sonrakiler.”

Ne düşünebiliriz ki ustam;

Güle güle git…

Yolların ışık ve çiçeklerle dolsun…

Mekanın cennet olsun…

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM