Kitabına uydurmak!

Kitabına uydurmak!

Ne yazık ki son zamanlarda kitaba uymak yerine kitabına uydurmak geçerli hale geldi!

‘Kitap’ ile aklınıza kutsal kitabımızda gelebilir. Anayasa kitabı da gelebilir. Hukuk ta gelebilir.

Nasıl olsa her alanda kitabına uydurmak geçerlidir…

***

Son günlerde ilimiz gündemini işgal eden önemli konulardan teki de imar konusudur.

Bu konuda geçmişte epey yazı yazdık.

Eleştirende oldu. Alkışlayanda…

Önümüzdeki günlerde yine yazılması gereken imar konuları var. Zaten pek çoğu kamuoyunda konuşuluyor.

İlave katlar var.

Kıyı kanununa aykırı işler var.

Sorsan sorumlulara kendilerini haklı çıkaracaklardır. Çünkü kitaba (hukuka) değil, kitabına uydurmuşlardır!

Kamuoyu da konuşur konuşur ve unutur…

Bizlerde yazar tarihe not düşeriz o kadar.

İşi kitabına uyduranlara şu sözü söylemek gerekiyor. Yaşadığımız bu kent bize babamızdan miras kalmamıştır.

Bu kent bize çocuklarımızdan emanettir.

O emanete sahip çıkmak ve yarın çocuklarımıza doğasıyla, deniziyle, yaylasıyla ve çevresi ile yaşanabilir bir kent bırakmak görevimizdir.

Aksi her adım, emanete hıyanettir!

***

Karaman’da yaşanan utanç verici bir olay var. İktidara yakın bir vakıf ile bir derneğin öğrenci yurtlarında yaşandı olay.

Bu yurtlarda gönüllü ders veren bir öğretmenin çok sayıda küçük çocuğa tecavüz ettiği medyaya yansıdı.

Öğretmen tutuklandığına göre konu gerçek!

Hukuka uygun davranıldığında ne olurdu?

Olayla ilgili detaylı bir araştırma yapılması için gerekli adımlar atılırdı.

Böyle adımlar atıldı mı? Elbette ki atılmadı.

Olayın kitabına uydurulması için çaba harcandı. Önce derhal yayın yasağı getirildi! Sonra velilerin şikâyeti üzerine tecavüz olayını soruşturan savcı görevden alındı ve yerine başka bir savcı görevlendirildi!

Sonra velilerin davadan vazgeçmesi için çaba harcandı ve anlaşma varıldı.

Medyaya yansıdığına göre veliler, 10 bin TL karşılığı davacı olmaktan vazgeçtiler!

Hem de hiç utanmadan…

Yarın çocuklarının yüzüne nasıl bakacaklar? Utanmayacaklar mı? Çocuklarının yüzüne bakınca yüzleri kızarmayacak mı?

Ya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanının sözlerine ne demeli?

“…Bu olay bizim hizmetleriyle her zaman gurur duyduğumuz vakıfla ilişkilendirilmek istendi ki bu vakfımızda bir süre görev yapmış onun da ne kadar olduğunu vakıf çalışanları açıkladı. Bu, bir kere rastlanmış olması, hizmetleriyle ön plana çıkmış bir kurumumuzu karalamak için gerekçe olamaz,”

Bu sözler Bakan Sema Ramazanoğlu’na aittir.

Acaba bir kere değil de kaç defa rastlanmış olması, hizmetleri ile ön plana çıkmış(!) iktidara yakın vakfın karalanması için gerekçe olabilir?

Bir kere yaşanması da kabul edilemez.

45 çocuğa cinsel istismar yapılması da kabul edilemez… Bakan Ramazanoğlu, temsil ettiği bakanlığın adını unutmuşa benziyor!

O da hukuk kitabına (yasalara) uymak yerine olayı kitabına uydurarak kapatmanın peşindedir…

Öyle ya yandaş vakıf ve derneği korumak gerekir!

45 çocuk ve yaşadıkları hiç önemli değil…

***

Konu TBMM’de gündeme getiriliyor. Araştırma önergesi veriliyor. Önerge reddediliyor.

Hangi parti bu konunun araştırılmasını istemiyor?

Elbette ki iktidar partisi AKP istemiyor.

Oysaki AKP kendisini “muhafazakâr” olarak tanımlıyordu. Acaba araştırma önergesini reddederken vicdanlar sızlamadı mı?

Ortada bir de yönetmelik var.

Tüzel kişiler ve şahıslar ilkokul ve ortaokul seviyesinde öğrenciler için yurt veya pansiyon açamazlar.

Lise ve üniversite öğrencileri için açabilirler.

Karaman olayı gösterdi ki yandaş vakıf ve dernekler açabiliyormuş.

Yine kitaba uymak yerine kitabına uydurma işi var!

Kaçak oldukları içinde denetleme dışı kalıyorlar.

O ne âlâ memleket!

CHP’li vekil Lale Karabıyık başkanlığında bir heyet Karaman’a gidiyor.

Savcının hazırladığı dosya inceleniyor. Heyet üyeleri dosyayı okudukça ağlıyor.

Vali ve Milli Eğitim Müdürü’nün vakıf ve derneğe ait evlerden haberi yok!

Çünkü kaçaklar!

Ama vakıf yasal… Dernekte yasal. Yasal vakıf ve derneğin kaçak evlerde küçük çocuklara barınma ve eğitim vermesi yasal mı?

Oysa eğitim, devletin denetimi ve gözetiminde verilebilir. (Anayasa madde 42)

Bu vakıf ve dernekler de işi kitabına uydurmuşlar.

Ancak kitaba uymadıkları bir gerçektir.

Korundukları da bir başka gerçektir.

Hem de şubesi olduğu her ilde…

***

Cari açığımızın tek başına %15’ini kapatan Rıza Zerrap, ABD’ de tutuklandı.

Tutuklama nedeni, kara para aklama ve ABD’yi dolandırma…

Rıza Zerrap adı ülkemizde 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları sırasında gündeme gelmişti.

Bizde korunmuş.  Kitabına uydurularak serbest kalmıştı!

Hatta “saygın işadamı” olarak bakan elinden ödül dahi almıştı.

Ortağı Zencani İran’da idam cezası aldı.

Rıza ise ABD’de tutuklu, hakkında 75 yıl hapis isteniyor.

Biz kitabına uydurmuştuk.

Bakalım ABD kitaba mı uyacak yoksa o da kitabına mı uyduracak?

Kitaba uyarsa bazıları için yandı gülüm keten helva…

Zor günler kapıda!

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?