Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
MAYIS YEDİSİNİ HALK YAPARDI PROTOKOL FİLAN UĞRAMAZDI
  • 0
  • 150
  • 20 Mayıs 2022 Cuma
  • +
  • -

Bugün; 20 Mayıs…

Bugün ilimizde;

Uluslararası Aksu Festivali etkinliği yapılıyor…

Eskiden bu festivalin adı; Mayıs Yedisiydi…

Aynı zamanda ‘Çepni Bayramı’ da denilirdi…

Ve Rumi takvim hesabına göre;

Mayısın 7. günü Aksu deresinin denize döküldüğü yerde bir araya gelinirdi…

Hiçbir öncülüğe gerek duymadan, doğaçlama bir şekilde atalarından ve dedelerinin miras kalan geleneksel ‘Mayıs Yedisi’ kültür panayırı kendiliğinden kurulurdu…

Ve de muhteşem olurdu…

Günümüzde olduğu gibi;

Program başlayacak diye protokol beklenmezdi…

Ritüel inançlardan birisi olan sacayağından geçmek istediğinde;

“Önce protokol erkanı geçsin de, ben sonra geçerim” denmezdi…

En önemlisi de;

Yılların ötesinden taşınan ritüel kültürlerden hazırlanmış program izleyeceğim diye en arkalarda sıraya girilmezdi…

Canı ‘Mayıs Yedisi Helvası’ yemek mi istedi;

Kurardı sofrasını bir bahçe ocağının altına veya deniz kenarına, konusu-komşusuyla birlikte güle-oynaya yerdi…

Mayıs Yedisi;

Diğer bir ifadeyle; Çepni Bayramı…

Bir zamanlar;

Doğu Karadeniz’in birçok ilinde ve ilçesinde kutlanırdı…

Ve bu özel günde şu ritüel değerlere de inanılırdı;

Güneş doğmadan ‘akan suya’ girip, keşkülle (su kabağı) ile -7 çift bir tek- su dökünerek yıkanırsa, bütün dileklerinin gerçekleşeceğine inanılırdı…

Ve aynı şekilde;

Yerden yedi çift-bir tek taş toplayıp, sırtını denize dönüp, dua ve temennilerle birlikte derdini-belasını denize atardı!…

Girip yıkandığı sudan bir yudum su içince de;

Üzerindeki bütün yorgunlukları atıp, yeniden dirileceğine inanırdı…

İnanıldığı için değil midir ki, Aksu deresinin şifalı sularına övgüler düzülüp, türküler yakılmıştır;

“Aksu derler adına (ah canım mercanım)

Soğuktur inadına (bir tanem)

İçenler erermiş (ah canım mercanım)

Hemencek muradına (bir tanem)

Atma da taşı sinelerim yareli yareli yareli.”

Sacayağını başından üç kere geçirip, ayağının altından çıkarırsa;

Üzerindeki hastalıkların, ağrılarının geçeceğine inanırdı…

Motorlara, kayıklara doluşup, Giresun Adasını dolaşmak;

Mayıs yedisinin olmazsa-olmazlarından olup, geleneksel adettendi..

Vesaire, vesaire…

Özetlersek;

Halkın elinden alınmayan bir tek ‘Mayıs Yedisi’ vardı…

Bundan 45 yıl önce o’da elinden alındı…

Ve;

Protokol burada da öne çıkarıldı…

Halk yine arka plana atıldı…

Bir başka ifadeyle;

Ritüel değerlerle birlikte yöre kültürünü muhafaza etmeye çalışan derneklerin ürettiği değerler bir tarafa bırakıldı…

Ve halk arka plana atılarak…

Tribüne çıkarılarak…

Bir zamanlar kendisinin özgürce yaptığı eğlenceden uzaklaştırarak;

Sağdan-soldan sipariş usulü getirilen ‘paket programlar’ sunulmaya başlandı…

Nerede o eskiden davul-zurna çalan yerde toplanıp, herkesin el-ele tutuşarak oynağı horonlar?

Nerede kaldı;

Kemençenin hızlı melodisiyle ‘Al-Aşağı’ deyip, diz kırmalar?

Bir fıçının içinde el-yapımı dondurmalar…

Limonatacıların; “Limonatam buuuz!!” diye bağırmalar…

Sucuların; “Zebiiiill!” diye bağıra-bağıra su dağıtmaları nerelerde kaldı?

Her neyse…

Bugün; Mayıs yedisi…

Bir başka deyişle; Çepni Bayramı…

Bugünün ifadesiyle; Uluslararası Aksu Festivali…

Hoş kalın,

Hoşça kalalım,

Sağlık-esenlik içinde olalım…

En önemlisi de;

Çağımıza sahip çıktığımız kadar, geçmişe ait kültürel değerlerimizi de unutmayalım…

Günümüzde hiçbir işimize yaramasa da;

Kültürel değerlerimiz olarak arşivimizde yine de saklayalım…

Gün gelir;

Belki birinin işine yarar…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM