İbrahim BALCIOĞLU
İbrahim BALCIOĞLU
ibrahim@giresungundem.com
Neden Vizyoner Gruptan Adayım?
  • 0
  • 286
  • 11 Mayıs 2022 Çarşamba
  • +
  • -

1990 yılından beri Meslekte Birlik Grubuna hizmet ettim. Hizmete başladığımda daha belgemi bile almamıştım. Ancak Meslekte Birlik Grubu, benim çok yakinen bildiğim bir yerde hizmete başlamıştı. O yer de hiç şüphesin Birlik Vakfı çatısı idi. Birlik Vakfı da ilk gençlik yıllarımda içinde ve yönetiminde bulunduğum Milli Türk Talebe Birliği’nin (MTTB) eski yöneticilerinin oluşturduğu bir kuruluştu. 12 Eylül’de kapatılan MTTTB yerine kurulmuş ve aynı idealleri paylaşan kişilerce oluşturulmuştu. Benim de bulunmam gereken yerin burası olduğuna karar vermem uzun sürmedi. O yıllarda başlayan berberliğimiz bugüne kadar devam etti.

Yılmaz Şener ağabey ile başladığımız bu mücadele Aziz Babuşçu ile devam etti. Arada kısa bir Salih Yılmaz dönemi olduysa da sonra yine Aziz Babuşçu ve Abdülaziz Ural ile uzun yıllar beraberce çalışma fırsatımız oldu. Abdülaziz Ural döneminde grubu dernek çatısına kavuşturmaya karar verdiğimizde derneğin tüzüğünü de ben yazdım. Meslek yasamızda ilk değişikliğin bizzat mimarı idim. Nispi temsil sistemi benim kalemimden çıktı. Yıllar sonra nispi aidatın kaldırılmasıyla yerine ikame edilmeye çalışılan sistemi bizzat benim gayretlerimle engellendi. 21 yıl aralıksız devam eden süreçte Meslekte Birlik Grubu’nun değişmez hafızası oldum. Rahmetli Mustafa Soycan kardeşimle beraber bu işin çilesini ve cefasını çektik, beraber ağladık ve güldük. Birlik Vakfındaki o küçücük ama gönlü geniş yerimizden sonra Mecidiyeköy’deki merkezimizde meslektaşlarımıza hizmet imkânı doğdu. 2011 yılına kadar devam eden birlikteliğimiz o yılsonunda yapılan kongre ile idari olarak sona erdi.

Mustafa Çaya, Kadir Gurbetçi, Salih Ünal ve yeni başkan yönetimlerinde görev almadım. Ancak yapılanları hep yakinen takip ettim. Mustafa Çaya ve Kadir Gurbetçi arkadaşlarımız şanssız denemeler yaparak görevde oldukları dönemlerde siyasi atraksiyonlar içine girerek çeşitli yerlere aday oldular. Bunlar benim açımdan olumsuz denemeler olarak algılandı ve her defasında da bu fikrimi açıkça taraflara ve ilgililere beyan ettim. Salih Ünal kardeşim de seçildiği günlerde ağır bir hastalığa yakalandı ve tedavisi için başkanlık görevini bırakmak zorunda kaldı. Bu dönemde Meslekte Birlik Grubu bizi ve çalışmalarımızı İSMMMO Yönetim Kurulu Üyeliği ile ödüllendirdi. Bunun için emeği geçen herkese teşekkür borçluyum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Görev sürem bitince aday olmayacağımı da belirttim ve olmadım.

En sonunda Ethem Yüksel Kahveci denilen kişiyi belki daha iyi olur diye desteklemek zorunda kaldık. Çalışmaları ve gayretleri için bir şey demem mümkün değil. Ancak yönetim usul ve esasları olarak katıldığım her toplantıda ikazlarımı yaptım, bu gidişin iyi bir gidiş olmadığını ve bir kişiyi bile kaybetme lüksümüzün olmadığını, bu üslupla etrafta kimsenin kalmayacağını, herkesin ve özellikle kaliteli insanların buna tahammül etmeyeceğini/edemeyeceğini söyledim.  Ama gelinen noktanın fecaat olduğunu söylemeye bile gerek duymuyorum.

En son 2019 TÜRMOB seçimlerine hiç hazırlık yapmadan giden İstanbul Meslekte Birlik Grubu seçimlerde acemilik ve bencillik duygusu ile sıfır çekti. Tabi sadece İstanbul değil Türkiye Meslekte Birlik Platformu da sıfır çekti. İstanbul’da Ethem Yüksel Kahveci ve Ankara’da Nevzat Akkaya’nın uzlaşmaz tutumları nedeniyle birlik darmadağın oldu. Büyük bir potansiyel heba edildi. Ama hala hiç kimsenin gelinen bu noktadan ders almadığını da görmenin hüznü içeresindeyim.

Ethem Yüksel Kahveci tarafında 5-6 ay önce yapılan bir ses kaydının sosyal medyaya düşmesi ile gelinen nokta düşmanlarımızı sevindirirken dostlarımızı da üzdüğünün farkındayım. Bu konuyu grubumuz İstişare Heyeti ile birkaç kez görüşmemize rağmen bunlardan maalesef somut bir sonuç alamadık. Bizim insanımızın ortak ve klasikleşmiş bir sancısı olan işi zamana yaymanın burada da şifa olacağı zannedildi. İşin failine “bu nedir” diye sormak yerine “bunu siz mi yaydınız” veya “kim yaydı” gibi yan failler aranmaya çalışıldı. Oysa işin esasının usulden daha önemli olduğu unutuldu. Bugüne kadar yapılan bu hakaretlerden bir nedamet duyulmadığını üzülerek müşahede ettik. Aksine reklamın iyisi kötüsü olmaz denilerek bunun kötü de olsa bir reklam aracı olduğunu işitmenin üzüntüsünü işittik.

Artık seçimlere çok az bir süre kaldı, dikkatlerimizi İstanbul’dan ziyade Türkiye’ye verdiğimiz için TÜRMOB delegesi olmak, siz kardeşlerimizi daha iyi temsil edebilmek için önceki dönemlerde grubumuz hizmetkârı kardeşlerimizin oluşturduğu VİZYONER MALİ MÜŞAVİRLER GRUBU çatısı altında girmeye karar verdik. Sevilmediğimiz, saygı görmediğimiz yerde durmanın bir anlamı yok. Ancak bugün yönetimde bulunan birkaç kişinin yönetimden el çektirilerek yeni yönetimin oluşması için katkılarımızı vermeye devam edeceğimizden hiç kimse kuşku duymasın.

Bütün dostlarıma ve meslektaşlarıma bu dönem oylarını emaneten de olsa Vizyoner Mali Müşavirler Grubuna vermelerini istiyorum. Daha güzel günlerin bizleri beklediğini biliyor ve sizleri Allah’ın selamı ile selamlıyorum.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM