ONLAR MEVSİMLİK İŞÇİDİR ÖLÜM ONLARIN KADERİDİR

ONLAR MEVSİMLİK İŞÇİDİR ÖLÜM ONLARIN KADERİDİR

Daha 13 yaşındaydı..
Soyadı; Karakeçili,
Adı; Berivan’dı…
Urfa Viranşehirli idi…
Kafa kağıdında; T.C. yazıyordu..
Berivan, henüz 8’inci sınıfta okuyordu.
Daha çok küçüktü küçük olmasına ama;
Onunda ileriye dönük kendince hayalleri vardı!
Ancak öyle herkes gibi büyük hayalleri yoktu…
Zaten büyük hayaller kursa da, bir türlü erişemiyordu!
Onun için Berivan, süslü-püslü hayallerden hep uzak duruyordu!
Berivan, Urfa Viranşehirli idi…
Babası-anası; dört mevsim, ülkenin dört-bir yanını dolaşan;
Mevsimlik tarım işçisiydi…
Nerede bir hasat toplanacaksa;
Hangi bölgede bir harman kaldırılacaksa;
Üç kuruşa ve karın tokluğuna nerede bir ürün toplanacaksa;
Oradan-oraya koşardı küçük Bervan’ın anası babası…
Ve eğer okul tatile girmişse; Berivan’da gitmek isterdi onlarla…
Küçük Berivan 13 yaşındaydı…
Bir zamanlar emperyalizme başkaldıranların küçük torunlarından sadece ve sadece birisiydi…
Hatta ‘Kurtuluş Savaşını’ öykü alan şu türküyü çok-çok iyi bilirdi;
“Kolumu salladım toplar oynadı
Kara taş içinde çete kaynadı
Yaşasın Urfalılar teslim olmadı
Di yeri yeri kumandanlar yeri
Çetelerim gidiyor dönmüyor geri”
İşte bu ‘kahramanlık türküsünü’ çok güzel söylerdi Berivan…
Hatta çoğu kez dinleyenlerini ağlattığı bile olurdu…
Çünkü bu türküyü, o günleri sanki yaşamış gibi içli okurdu!
Antalya’da hortumun ‘hortumladığı’ Berivan 8. sınıftaydı…
Gençlik merdiveninin daha ilk basamaklarında idi…
Yani henüz 13 yaşındaydı…
Ve küçücük Berivan’nın da -ileriye dönük- kendince hayalleri vardı…
Örneğin;
Babası ve anası gibi mevsimlik tarım işçisi olmayıp okuyacaktı.
Hatta okuyup, bir yerlere gelince; anasını-babasını da, 4 mevsim ülkenin dört-bir tarafına koşuşturmaktan kurtaracaktı!
Ama olmadı…
Antalya’da meydana gelen hortumun ‘hortumlayarak’ yaşamın içinden çekip-aldığı Berivan; Şanlı Urfalıydı…
Şanlıurfalıydı, Şanlıurfalı olmasına ama;
Berivan ve ailesinin ne şanı vardı, nede şöhreti!
Ne doğru-dürüst duracak bir evleri vardı, nede tarlası-tapanı…
Nede geleceğe dair bir sosyal güvenceleri vardı!
Üstelik Urfa’ya yerleştirilen -savaş kaçkınları-göçmenler kadarda şanslı değillerdi!
Yani onlar gibi -azda olsa- devlet tarafından verilen maaşlardan ve yardımlardan yararlanamıyorlardı…
Kısacası onların her ne kadar ‘kafa kağıtlarında’ T.C. Vatandaşı yazmış olsa da…
Onlar; Kendi başlarının çarelerini, kendileri arıyorlardı!…
İşte Antalya’da meydana gelen hortumun ‘hortumladığı’ Berivan da ‘Karne Tatili’ dediğimiz, okulların -ara tatilini’ fırsat bilerek ve ailesine azcık’ta olsa “ekonomik bir katkım da benim olsun” düşüncesiyle kalkar ailesiyle birlikte Antalya yöresine portakal toplamaya gider…
Ve kısa bir süreliğine Antalya yöresine ‘küçük bir mevsimlik işçi’ olarak gelen Berivan, Finike-Kumluca da ailesi ile birlikte portakal toplarken. birden bire ortalığı toz-duman kaplayıverdi…
Öylesine fırtına kopar ki; önüne kattığını sağa-sola savurup, önüne ne gelirse alıp götürüverdi!
Bu fırtına öyle bir fırtınadır ki; yerden aldığını elektrikli toz makinesi gibi içine çekiyordu…
Veeeeeee!
Vee!
Ve; Şanlıurfalı 13 yaşındaki Berivan’ın kafasına da apartmanların çatısından söktüğü bir çinko levhayı söktükten sonra, portakal bahçesinin içinde -kimselere zararı dokunmayan küçük Berivan’ı bularak kafasına vurur ve bu dünyadaki yaşama yolculuğunu durdurur!
Çocuk hakları!
Çocuk İşçiler!
Okuması gereken öğrenciler!
Küçük yaşta çalışmaması gereken öğrenciler!
Sosyal devletin güvencesi altında olması gereken öğrenciler!
Son söz;
Nedendir bilmem, Antalya’da meydana gelen hortum felaketinin bula-bula Berivan’ı bulup; ‘hortumlaması’ beni çok etkiledi..
Ne demeli ve bu sohbeti nasıl bitirmeli bilmem ki;
“Yoksul hırsızlığa çıkmak istemiş de, ay akşamdan doğmuş” mu demeli?
Yoksa; “felek her fırsatta garibana mı vurmak istiyor” demeli!
Ne diyeceğimi de şaşırır oldum vallahi!..
İnanın söylenecek hiçbir şey bulamıyorum…
En iyisi “bari öte dünyada ışıklar içinde uyu çocuğum” demekten başka elimden bir şey gelmiyor;
Işıklar içinde uyu çocuğum.
Burada gün yüzü göremedin…
Belki orada rahatlık bulursun!

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar