PARMAK BOYALARI GERİ GELSİN KUŞKULAR BİRAZCIK ÖTELENSİN

PARMAK BOYALARI GERİ GELSİN KUŞKULAR BİRAZCIK ÖTELENSİN

Aziz Nesin,
Neredesin?
Senden sonra ne gülmece konuları ortaya çıktı bir bilsen…
Eğer tekrar geri gelme olanağın varsa; gel de bir görüver!
Gördüklerini yazıver…
Bizleri yine ağız dolusu kahkahalarla güldürüver!
Gelemez misin?
“Artık geri gelme olanağım yok” mu dediniz!
Ama niye?
180 yıl önce gidenler geri gelebiliyorlar da; siz neden geriye gelemiyorsunuz üstadım?
Örneğin; 2010 anayasa referandumları başta olmak üzere öteki dünyadan bu dünyaya o kadar çok geri dönüş yapan vatandaşlar oldu; o kadar çok vatandaşlar oldu ki; sürüsüne bereket!
Sayısını şu an pek anımsayamıyorum ama; yüzlerce, milyonlarca tanıdık-tanımadık vatandaşımız her seçim sürecinde bu dünyaya geri dönüyorlar!
Yüklendiği -demokrasi görevini- laik ile yerine getirdikten sonra, tekrar gerisin-geri geldiği yere gidiyorlar!
Aaaah, Aziz Nesin ah!
Sen şimdi yine bana inanmayacaksın ama; inanmanı isterim ki;
Vallahi bu sık-sık yaptığımız seçimler dolayısıyla, tanımadığımız bir sürü insanlarla tanış oluverdik!
Bu gidişle yüzünü hiç görmediğim dedemin babasını da geriye getirip, seçim sandıklarının başına gönderip, oy kullandırırlar’sa vallahide şaşırmam, billahi de!
Örneğin bu ‘mahalli seçimlerde’ 100 yıl önce aramızdan ayrılmış ve şu an 165 yaşındaki Ayşe Ekinci teyzeyle tanışacağız!
Yine 149 yaşındaki Zülfi ile tanışacağız!
“Zülfi’nin neden soy adını yazmıyorsun” mu dediniz?
Zülfi’nin zamanında ‘soyadı’ kanunu daha çıkamamıştı da onun için yazamadım…
Yani soyadı bilinmiyor…
Ama soyadı olmasa da, gelip oyunu kullanacak!
Aaaaah, ah!
Bir zamanlar “ölüleri diriltecek teknolojide icat edilecek” derlerdi de inanmazdım vallahi!
Ama ne yalan söyleyeyim; şimdi inanıyorum…
Önümüzdeki 31 Mart -Mahalli Seçimler için muhalefet partileri ‘sahte seçmen’ avına çıkmışlar ve birçok hanede haddinden fazla seçmen buldukları gibi seçmen listesine yazılmış binlerce, hatta milyonlarca ‘sanal seçmen’ sayısına rastlamışlar…
Yani bazı il ve ilçelerde 24 Haziran seçimlerinden bu yana öyle çok çoğalmış ve öylesine çok çoğalmış ki; adeta arı kovanı gibi ‘oğul’ atmış!
Örneğin;
24 Haziran seçimlerinde 6 kişilik bir hane sayısı; birdenbire 60 ve 70 kişi oluvermiş…
Bundan önce hızlıca göç veren ilçeler, nasıl olmuşsa-olmuş ve birdenbire cazibe merkezi olmuş ve ilçenin nüfusu 5-6 bin iken; 7-8 bin oluvermiş…
Eğer hanelerdeki ve boş mekanlardaki seçmen çoğalmaları 31 Mart akşamına kadar devem ederse…
Bana öyle geliyor ki, 55 milyon dolaylarında olan seçmen sayısı çok yakın bir zamanda ülke nüfusunu geçecek…
Eeeeee!
Peki bunun önüne nasıl geçilecek?
Eğer bu soruyu bana soruyorsanız;
Vallahi orasını bende bilemiyorum…
Bilsem de, büyüklerin işine karışmak saygısızlık olacağı düşüncesinden hareketle;
İşlerine karışmak istemiyorum…
Ama yinede kendimi frenleyemeyip, şöyle bir öneri yapmak istiyorum; “Eskiden yaptığımız şu parmak boyama işine geri dönelim”
Oyunu kullanan seçmenlerin parmağına -celep koyun damgalar gibi- Hint mürekkebi sürelim!
Ve en önemlisi de -figüranlıktan başka işe yaramayan- şu konuk Suriyelileri yakın takibe alalım! (gerçi eğer yanlış bilgi değilse) 60 milyona yakın Suriyeli seçmenimiz varmış ya!
Her neyse…
Son söz olarak demek istemi ki;
Muhalefet kanadında duran bazı siyasi partilerin -yapay seçmen-avına çıkmalarını ve konuda buldukları her türlü olumsuzlukları kamuoyuyla paylaşmalarını takdirle karşılıyorum…
Takdirle karşılıyorum karşılamasına da…
Bu siyasi partilerimiz ‘siyasi eylem’ biçimi olarak ne gibi bir eylem ve önlem düşünüyorlar?
Açıkçası bunu da merak ediyorum…
Yani demem o ki; seçmen vatandaş, bu önü gelmez hilelerin ve sahtekarlıkların önüne nasıl geçebilir ki?
(sakına-sakın sandıkta destek vererek demeyin vallahi çileden çıkıyorum)
Çünkü bu vatandaşların ‘dokunulmazlığı’ yok..
Üstüne-üstlük bunalımdan ve sıkıntıdan başına kaşıyacak vakti de yok!
Ne yapacaksanız, ne önlem alacaksanız; vatandaşın sizlere verdiği ‘muhalefet yetkisini’ kullanacaksınız!
Ve geçmişte olduğu gibi yaşanan yolsuzlukların üzerini çeşitli bahanelerle külleyip örtmeden; üzerine-üzerine gideceksiniz…
Ve bu duygularla hepinize;
Hoş kalın,
Hoşça kalın diyorum…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar