Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
SAYGI-SEVGİ ÖRGÜSÜ ÖLMÜŞ 1 EKİM YAŞLILAR GÜNÜYMÜŞ
  • 0
  • 317
  • 01 Ekim 2020 Perşembe
  • +
  • -

Merhaba sevgili dostlar,
Merhaba sevgili canlar,
Serde eğitimcilik alışkanlığı var ya…
Bırakamadık gitti şu ‘önemli günleri’ kutlama alışkanlığını…
Hani Eylül ayını arkada bırakıp, Ekim ayına girdik ya..
Şöyle bir bakayım dedim ‘1 Ekim’ tarihinde ne varmış diye;
Meğer ‘1 Ekim’ tarihi Dünya Yaşlılar Günüymüş…
Eh, dünya ülkeleri ‘yaşlılar gününü’ kutlayacak da…
Yaşlılarına saygı duyacak da…
Bizim onlardan geri kalacak halimiz yok ya;
‘Yaşlılar Gününde’ bizde yaşlılarımıza saygı gösteririz!
Bizim başımızda kel yok ya…
Üstelik bizim diğer dünya ülkelerinden neyimiz eksik?
Gelenekse; gelenek…
Görenekse: görenek…
Evvel-Allah bunların hepsi bizde tam-tekmil mevcut!
Yani demem o ki…
Bizde ‘yaşlı’ sözü geçince;
İsrafil surunu urur,
Akan sular yerinde durur…
Hürmet’se; hürmet…
Saygıysa; saygı…
Evvel-Allah bu konuda hiçbir eksiğimiz yoktur…
Tren veya bir toplu taşıma araçlarında yolculuk yaparken yaşlı birisi ayakta mı kaldı; oturduğumuz koltuktan hemen kalkar yerimizi ona veririz!
Yani öyle başkaları gibi -bir şeylerle uğraşarak- meşgul numarasına yatmayız!
Görmemezlikten gelmeyiz yani!
Yaşlı bir ihtiyar sokağın karşı tarafına geçmekte zorlanıyor mu;
Hemen koluna girer ve karşı tarafa geçmesi için yardım ederiz…
Yani öyle başka ülkelerin gençleri gibi;
“Hadi be moruk, sen hala ortalıkta mı dolaşıyorsun” demeyiz!
Ve de dedirtmeyiz!
Çünkü böylesi davranışlar bizim genlerimizde vardır…
Bu tür soylu davranışlar herkeste kaybolmaya yüz tutsa da; bizim hala damarlarımızda dolaşmaktadır…
Hele-hele ‘yaşlılara saygı’ konusunda yönetsel muktedirlerimiz’in eline hiçbir ülke su dökemez!
Yaş 65’i geçince; 65’lik maaşı..
Kimin-kimsen yoksa; yaşlılar yurduna yerleştiriyor!
Yani;
Kimselere muhtaç etmiyor!
Sokak köşelerinde -el açtırıp- dilencilik yaptırmıyor!
Kısacası; kimselerin ‘hor bakmasına’ fırsat vermiyor!
Haydaaaa!
Bu kadar uzun ‘giriş’mi olur be!
Ne olur kusura bakmayın…
‘Yaşlılık’ işte…
Hani “elinde olmayanın, dilinde olurmuş” misali çenemiz düştü bir kere; fireni patlamış araba gibi koyverdik gidiyoruz!
Her neyse…
Efendim;
‘1 Ekim’ tarihi ‘Dünya Yaşlılar’ günüymüş…
Başka ülkelerde ‘yaşlılar günü’ veya ‘yaşlılara’ nasıl davranılır onu pek bilemeyiz ama…
Bizim ülkemizde ‘yaşlılara’ nasıl davranıldığını artık üç aşağı, beş yukarı biliyoruz…
Biraz öncede ‘ironi’ tarzında belirtmeye çalıştığım ama bu kez en anlaşılır şekilde ve eskiyle-günümüzü mukayese edecek olursak;
Eskiden yaşı genç olanlar yaşlılara toplu taşıma araçlarında kalkar yerini verirdi…
Günümüzde ‘yerini’ vermediği gibi, başında dikili vaziyette seyahat eden yaşlıyı; ya görmemezlikten geliyor…
Ya da;
“Başımda ne dikiliyorsun” dercesine anlamlı anlamlı bakıyor…
Elinde telefon, kaldırımda gelişigüzel yürüyen günümüz gençleri, yaşlıların üzerine üzerin yürüyor ve yaşlıyla çarpışınca da “özür” dileyeceği yerde “doğru yürüsene be moruk” diye sana sataşıyor.
Eskiden trafik ışıklarında veya ışıksız yerlerde ‘yaşlılar’ sokağın diğer tarafına geçmesi için yardım edilirdi…
Günümüzde karşıya geçmekte zorlanan yaşlılarla adeta alay konusu yapılıp; “Ulan moruk ezileceksin” diye dalga geçilmeye çalışılıyor…
Vesaire, vesaire…
Peki bu duruma nasıl geldi bu toplum?
Bu kültürel yozlaşma nasıl ortaya çıktı?
Yani bunun bir sorumlusu olmalı öyle değil mi?
Bir toplumun bu duruma gelişi kendiliğinden olmadı ya…
Elbet bunun bir ‘çıkış’ ve ‘başlangıcı’ olmalı sizce de öyle değil mi?
Okul mu?
Öğretmen mi?
Eğitim sistemi mi?
Aile mi?
Baba mı, anne mi?
Yaşlı ebeveynler mi?
Hala mı, dayı mı, teyze mi?
Yoksa sosyal çevre mi?
Öyle ya;
Geçmişte az-buçuk var olan bu ‘sevgi ve saygı örgüsü’ nasıl kayboldu?
Nasıl tükendi?
Bu işte televizyon programlarının da bir rolü olabilir mi?
Allah’ın her günü kafamıza şırınga edilen magazin kültürü beynimizi işgal etmiş olabilir mi?
Tiyatro sanatına hor bakılmasının…
Kitap okuma alışkanlığının dibe vurmasının;
Gün geçtikçe güzelim türkü ve şarkılarımızı bir tarafa bırakıp, müzik sanatının -günlük tüketime yönelik bir biçimde- yozlaştırılmasının da acaba bunda bir etkisi var mıdır?
Her neyse..
Listeyi uzatın uzatabildiğiniz kadar…
Uzadıkça uzuyor…
Ve yukarıda sıralamaya çalıştığım sorular ‘yanıtını’ bekliyor…
Belki de bu soruların ‘yanıtı’ sizdedir kim bilir…
Buyurun…
Zaten şimdi söz sırası sizin…
Bu gün geçtikçe tükenen ‘saygı ve sevgi örgüsü’ konusunda siz ne söyleyecekseniz; söyleyiniz…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM