Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
YILLARCA EŞİTSİZLİĞİ YAŞAYAN KADIN ERKEKLERLE NE ZAMAN EŞİT SAYILDIN
  • 0
  • 158
  • 06 Ekim 2022 Perşembe
  • +
  • -

Daha doğrusu;

Sana altın tepsiyle sunulan ‘medeni haklarını’ ne zaman ve hangi tarihte aldın?

Veya da sana verilen bu hakların;

Ne kadarını kullandın, ne kadarını kullanamadın?

Ne kadar ‘değerini’ bilebildin, ne kadarını kutsadın?

Hani bundan 96 yıl önce…

Yani 4 EKİM 1926 tarihinde;

Erkeklerle-Kadınları ‘medeni haklar’ konusunda eşit duruma getirilen bir ‘yasa’ çıkarılmıştı ya, işte ondan söz ediyorum…

Acaba diyorum;

Çıkarılan bu ‘medeni yasayı’ kimin çıkardığını günümüzde kaç kadın biliyordur?

Acaba kaç kadın bu ‘yasayı’ çıkaranlara dua ediyordur?

İşte sorulması gereken asıl sorular budur…

Öyle ya;

Tarihin sayfalarını çevirdiğimizde ‘kadınlarla ilgili’ karşımıza çok ilginç ve inanılması zor olayların yaşandığını görüyoruz…

Örneğin;

Osmanlı döneminin ilk nüfus sayımı olan 1830 yılında, insanlarla ahırdaki büyükbaş, küçükbaş hayvanların hepsi sayılıyor…

Kadınların sayılmasına gerek duyulmuyor…

Ve ‘kadınları insan yerine koymama alışkanlığı’ yaşamın başka alanlarına da yansıyor;

Erkekler bir kadınla yetinmeyip ‘çok evlilik’ sürecini başlatıyor…

Şeriat uygulamaları örnek alınarak;

Erkekler, dokuz kez evlilik yapabiliyor…

Ve dokuz kontenjanı dolunca da;

İçlerinden birisine üç kez “boş ol, boş ol, boş ol” demek kafi geliyor…

Yani;

Yeni bir evlilik yapabilmesi için kadro hemen bir kişilik boşalıyor!

Miras hukukunda mı nasıl bir paylaşım oluyor?

Kadının miras konusunda hiçbir hakkı-hukuku olmuyor…

Evliliğini sürdürebiliyorsa, sadece o yanına kar kalıyor!

Mahkemedeki tanıklık konusuysa;

İki kadının ‘tanıklığı’ ancak bir erkeğin tanıklığına denk geliyor…

Ya, kamusal çalışma alanında;

Erkeklerin edindiği meslekleri kadınlar asla edinemiyor…

Kurumlarda çalışması zinhar günah sayılıyor…

Yani;

Sadece evde oturması…

Hamur yoğurması…

Çocuk doğurması…

Kafes arkasında saklanması…

Sokağa çıkarsa, peçe takması…

Erkeğin izni olmadan başkasıyla konuşma yasağı olması kadının ömür boyu yaşam yolculuğu oluyordu…

Peki bunlar ortadan nasıl kaldırılıp kayboldu?

Unutanlar ve inkar edenler için hemen söyleyelim;

Emperyalistler yenilgiye uğratılarak ülkeden kovuldu…

Hemen ardından 1923 yılında ‘cumhuriyet yönetimine’ dayalı yeni bir ülke kuruldu…

Ve bu yeni ülkenin kurucusu olan Mustafa Kemal diyordu ki;

“Ey kahraman Türk kadını!

Sen yerlerde sürünmeye değil;

Omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.” diyordu…

Ve düşündüğünü de;

Cumhuriyet üçüncü yılına girdiğinde hemen yerine getiriyordu…

Yani;

17 Şubat 1926 yılında İsviçre’den aldığı ‘medeni kanun’ örneğine ülkenin özgün yapısına uyarlayıp ve 4 EKİM tarihinde yaşamın pratiğine taşıyordu…

Ve çıkarılan kanunla deniliyordu ki;

-Kadınla erkek bundan sonra eşittir…

-Çok evlilik kaldırılmış olup, bundan sonra tek evlilik esastır…

-Evlilikler resmi ‘resmi nikahla’ yapılacaktır…

-Evlilik sonlandırılacaksa, boşanma yoluyla olacaktır…

-Kadınlarında erkekler gibi her mesleği seçmesi eşit haktır…

-Tıpkı erkekler gibi, kadınlarda kamusal alanlarda çalışacaktır…

-Miras hukuku eşit bir şekilde kadınlara da uygulanacaktır…

Özetlersek;

Bugün 4 Ekim…

Bundan 96 yıl önce…

Yani, 1926 tarihinde…

Yukarıda sıraladığımız ‘haklar’ kadınlara ‘altın temside’ sunulup verilmiştir…

Peki, kadınlar bunun değerini ne kadar bilmiştir?

Bu ‘hakları’ kendilerine veren kişiye minnet duygularını ülkemiz kadınlarından kaç kadın belirtmiştir?

Acaba kadınların yüzde kaçı dua etmiştir?

Buyurun;

Şimdi söz sırası sizin…

Bu konuda düşündüklerinizi sizde söyleyiverin…

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM