Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
ATATÜRK ROZETİ TAKMAYANLAR ORDUNUN İÇİNDE NE İŞLERİ VAR
  • 0
  • 95
  • 12 Şubat 2024 Pazartesi
  • +
  • -

Sevgili dostlar,

Değerli canlar,

Bugünkü sayfa sohbetimizde;

10 Kasım Anma törenlerinde yakalarına ‘Atatürk Rozeti’ takamayan teğmenlerle birlikte, takmaları için onları uyaran teğmenlerin disiplin kurulu kararıyla Ordudan tasfiye edilmelerini sohbet konusu yapmak istiyorum ama…

İnanın konuya nasıl bir ‘giriş’ yapacağıma bir türlü karar veremiyorum…

Adeta düşünce çukuruna düştüm patinaj yapıyorum…

Durun birdenbire aklıma geldi…

Hani günümüz devlet büyüğünün zaman zaman keyfe gelince miting meydanlarında mikrofonu eline alıp, mırıldandığı bir şarkı vardı ya;

“Neredeeeen nereye…

Neredeeeeen nereye..” diye…

En iyisi bu şarkı sözlerinden referans alarak sohbetimizi sürdürelim…

Ancak, sohbete başlamadan önce şunuda özemmikle belirtmek isterim…

Şöyle ki;

Atatürk başta olmak üzere, kimse kimseyi zorla sevmek zorunda değil…

Üstelik ‘sevgi-saygı’ konusunda kimseye hiçbir dayatma da yapılamaz…

Çünkü bu ‘sevgi-saygı’ sağlıklı olabilmesi için inanırlığı yüksek olması gerek…

Yani, yapmacıkmlıktan ve ikiyüzlülükten, zorunluluktan uzak olması gerek…

Bugünleri yüzyıl önceden gören o büyük önder ne diyordu ‘Gençliğe Hitabesinin’ bir yerinde;

“Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir…” diyordu öyle değil mi?

Şimdi bu uyarıdan sonra insan şu soruları düşünmeden edemiyor;

Bir zamanlar Kara Harp Okulunun geleneksel yoklama törenlerinde –ilk Harbiyeli- kabul edilen Mustafa Kemal Atatürk’ün okul numarası olan ‘1283’ okununca tüm Harp Okulu Öğrencileri hep birden ayağa kalkarak ‘İÇİMİZDE’ diye bir koro oluşturulurdu…

Ve biz dinleyenlerinde tüyleri diken diken olurdu…

Peki, ne oldu da;

Günden güne Atatürk sevgisinden uzak olunur oldu?

Ordunun içine bizlerin bilmediği, müstevlilerle birlikte işbirlikçiler subay yetiştiren okulların içine ve ordunun bünyesine Atatürk’ün ilkelerinden uzak ‘parazitler ve kurtçuklar mı’ yerleştirildi?

Hani bu ordu; Mustafa Kemal Atatürk’ün ordusuydu…

Hani bu ordu; Mustafa Kemal’in askerleriyle doluydu…

Nerede bir yanlışlık yapıldı da, bu ordunun içi karmakarışık oldu?

Sizler bu konuda ne düşünürsünüz orasını bilemem ama…

Benim kafamın içi bu konuda iyice patinaj yapar oldu…

Üzerinde düşünülmesi gereken bir konuda şu;

‘Atatürk’ün değerlerini inatçı bir şekilde kabul etmeyip ve yakalarına törende rozet takmayanlar disiplin kurulu kararıyla ordudan ‘ihraç’ ediliyorlar…

Ve bununla birlikte Atatürk ilkelerini benimseyen ve hatta bu konuda ‘rozet takmayanları’ uyaran teğmenleri de neden ordudan ihraç ediyorlar?

Ne yalan söyleyeyim;

Buna da bir anlam veremiyorum

Ve bu konuda da patinaj yapıyorum…

Özetlersek, bu şekilde özetlemek istiyorum ve törenlerde ‘Atatürk Rozeti’ takmayan veya da takmayı düşünmeyen Harp Okulu öğrencilerine, teğmenlerine ve subaylarına şu soruları sormayı düşünüyorum;

Sizler, subay olmak için Askeri Okullara gererken Atatürk ilkelerine uymanı gerektiğini bilmiyor muydunuz?

Hatta ve hatta mezun olduğunuzda Atatürk ilkelerine uyacağınıza dair yemin etmiyor musunuz?

Bunları biliyor ve yemininizi de yaptıysanız, şimdi neden ettiğiniz yemine uymuyorsunuz?

Son ve ezcümle;

Bunları daha önceden biliyorsanız, hangi düşüncelerle Atatürk’ün kurduğu ordunun içine sızmaya çalışıyorsunuz?

Buyurun;

Şimdi söz sırası sizin…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM