Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
AVRUPA’DA ÇİFTÇİLER AYAKLANIYOR SOKAK VE CADDELERİ İŞGAL EDİYOR
  • 0
  • 418
  • 01 Şubat 2024 Perşembe
  • +
  • -

Neyin nesidir anlamadık gitti;

Ortalıkta polis engeli filan görülmüyor…

Öyle bizde olduğu gibi;

Eylemcinin sırtında cop sesleri duyulmuyor…

Çiftçiler yollara samandan duvar yapıyor;

Gözlerine biber gazı filan sıkılmıyor…

Su tanklarının tazyikli sularıyla yıkanmıyor…Vs…Vs..

Kısacası bu Avrupalılar;

Ya, çiftçilerin ayaklanmasından ve kurulu düzenlerinin bozulmasından korkmuyorlar…

Ya, çağın çok gerisinden geliyorlar!

Ya da bu işi bizim yöneticilerimiz kadar bilmiyorlar…

Allah göstermesin;

Es-keza bizim çiftçilerimiz kamuoyunun gündelik yaşamını etkileyecek tarzda böyle bir eylem yapsa…(yapamaz ya)

Yönetenlerini protesto etmek için otoyolları işgale kalksa…

Eylemciden çok polis ve güvenlik görevlisi dolar meydanlara…

Ve yönetsel güçler hep bir ağızdan bağırmaya başlar;

Bu yapılan protesto kurulu düzenimizi yıkmak için yapılıyor…

Bu eylemleri yapanlar, dış güçlerden destek alıyor…

Düpedüz anarşistlik yapılarak kurulu düzene karşı isyan ateşleri yakılıyor naraları atarlardı…

Sizlerde duymuşsunuzdur ya;

Şu son günlerde Fransa, Almanya, İtalya, Yunanistan, Polonya ve Litvanyalı çiftçiler -sanki domino teorisini uygular gibi- bu ülkelerin çiftçileri birbirlerini tetiklercesine sokaklara, caddelere, hükümet binalarının kapılarını traktörleriyle işgal ediyorlar…

Yani söz konusu devletlerin birbirine benzer aldıkları kararlardan;

Mazot fiyatlarına gelen zamlardan şikayet ediyorlar…

Yapılan zamların bir an önce geri alınması için protesto ediyorlar…

Diğer taraftan;

Hükümetlerin ve AB’nin tarım politikalarını protesto yapıyorlar…

Köylülere ve çiftçilere yapılan sübvansiyonların kesilmesini istemiyorlar…

Bürokratik zorlamalara ve serbest ticaret sözleşmelerine karşı çıkıyorlar…

Ve yaptıkları eylemde koro halinde;

Yaşanan yüksek enflasyonu hep bir ağızdan protesto ediyorlar…

Tarımda susuzluğa çare bulunmasını istiyorlar…

Yüksek enerji fiyatlarının aşağılara çekilmesini talep ediyorlar…

Ve talepleri yerine getiriline kadarda protesto eylemlerinin devam edeceğini söylüyorlar…

Şimdi insan şunu düşünmeden edemiyor;

Yahu bu AB denilen devletler topluluğu sanayide ve teknolojide bu kadar zengin ve ileri seviyede olmasına karşın, hala toprak işleriyle ve tarımla mı uğraşıyor?

Örneğin bizim yaptığımız gibi;

Gündelik gereksinimleri olan tarım ürünlerini neden ikinci, üçüncü dünya ülkelerinden satın almıyor da, hala çiftçilikle ve tarımcılıkla filan uğraşıp duruyor?

Ne yalan söyleyeyim;

Benim aklımdan en çok bu soralar geçiyor…

Ve cevabını arayıp-bulmaya çalışırken de zihnim hepten çatallaşıyor…

Onun için daha fazla kafa karışıklığı yaratmadan konuyu şu sorularla özetleyerek sizlere bırakayım;

Şu sıralar Avrupa devletlerinde mağdur olan çiftçiler, sorunlarını dile getirmek için meydanlara iniyorlar…

Ve kendilerini mağdur eden yöneticilerini protesto ediyorlar…

Sorulacak soru ise şu;

Bizim çiftçilerimizde mazot pahalı olduğu için traktörlerine mazot koyup tarlalarını sürüp, ekinlerini ekemedikleri halde neden sokağa inip, kendilerini mağdur edenleri protesto edemiyorlar?

Neden bizim çiftçilerimiz de kendi aralarında bir bütünlük ve birliktelik sağlayıp, ortak sorunlarını dile getiremiyorlar?

Bir araya gelememe nedenleri;

Örgütlenme kültürü ve bilincinden uzak oldukları için olabilir mi?

Örgütlü bir şekilde hak aramanın -biat kültürüyle bağlı oldukları- yöneticilerine saygısızlık olarak mı değerlendiriyorlar?

Veya da ne bilim ben;

Öğretilmiş çaresizlik içinde kendilerini (büyüklerinin dikte ettiği tabirle) yapılan eylemleri anarşistlikle, bozgunculukla eş değerde filan mı görüyorlar ne dersiniz?

Her neyse…

Zaten söz sırası sizin…

Buyurun;

Bu konuda sizde düşündüklerinizi söyleyin…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM