Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
BİR ZAMANLAR BİZLER DE GENÇTİK YAŞLANMAYI HİÇ HESAP ETMEZDİK
  • 0
  • 428
  • 12 Mart 2023 Pazar
  • +
  • -

Bundan yarım asır önce;

Öğretmen Okulunda öğrenciydik…

Her-birimiz farklı yerlerden gelmiştik…

Okulumuzun resmi kayıtlardaki adı;

‘Giresun Kız İlköğretmen Okulu’ idi…

Böyle denmesinin nedeni;

Çoğunluğu teşkil eden kız öğrencilerin ‘parasız-yatılı’ olarak eğitim-öğretim görmesiydi…

Biz azınlıkta kalan erkek öğrencilerse;

Kendi ailemizin ekonomik gücüyle okula gider-gelirdik…

Ve ekonomik olarak bazı arkadaşlarımızın durumu iyi olsa da;

Birçoğumuz ‘dar gelirli’ ailenin çocuklarıydık…

Yani, aramızda fiziksel farklılıklarımız olduğu gibi;

Azda olsa, ekonomik ve sosyal statü farklılıklarımız da vardı…

Ancak sıra platonik düşler kurmaya gelince, bütün farklılıklar ortadan kalkardı…

Ve kim ‘kimin’ üzerinde ‘platonik düşler’ kuruyor belli olmazdı…

Kısaca demem o ki;

Bazı arkadaşlarımızın kurduğu ‘pembe düşler’ gerçekleşse de…

Birçok arkadaşımızın kurduğu ‘platonik hayaller’ havada asılı kaldı!

Yani, kendinde saklı kaldı…

Ancak kurulan düşlerin arasında;

“Benim kızım mühendis olacak”

“Benim kızım veya oğulum doktor olacak” gibi düş kuranlarda oldu mu? orasını bilemem ama…

Bugün birçok arkadaşımızın oğlu veya kızı böylesi güzel mesleklerin başında bulunuyor…

Ve bunca arkadaşın çocuklarının hangi mesleğin içinde yer aldığını (doğal olarak) bilmiyorsun…

Ve bunu hiç beklenmedik bir zamanda tesadüfen veya da bir işin düştüğünde öğreniyorsun…

Ve bir rastlantı sonucu tanıştığınız bu kişinin, Öğretmen Okulundan bir arkadaşınızım oğlu, kızı, damadı ve gelini olduğunu öğrenince de, ya şaşırıyorsunuz…

Ya da ‘hastasıysanız’ hastalığınızı birdenbire unutuyorsunuz…

Ve çok mutlu oluyorsunuz…

Ben bu mutluluğu yaşayanlardanım…

Ve de yaşadığım bu mutluluğu -zamanınızı fazla almadan- kısaca anlatacağım…

Bundan dokuz yıl önce;

Ses tellerimde bir arıza baş-gösterdi…

İl merkezinde muayene olduğu doktorum;

Kendi hastanelerinde yeterli ara-gereç donanımı olmadığı için beni Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlere gitmemi önerdi…

Tüm hazırlıklarımı yapmış ve tam gitmeye karar vermiştim ki;

Değerli meslektaşım, okul arkadaşım M. Sabit KARAİBRAHİM bana “Sen oralara niye gidiyorsun ki?

Bizim Selahattin CİVİL’in damadı Trabzon Farabi Hastanesinde bu işin uzmanı ya” deyince, kararımı değiştirdim…

Tedavi olmak için Trabzon’a gittim…

Ve çok olumlu bir operasyon ve tedavi süreci geçirdim…

Aradan dokuz yıl geçti;

Boğazımda başka arızılar nüksetti…

Ve bu kez de ilimizde bulunan ‘Araştırma Hastanesine’ gittim..

Ancak -çok yakın ilgilenseler de- gerekli tedaviyi göremedim…

Ve tekrar Trabzon’da eski doktorum olan KTÜ Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selçuk ASLAN’a yöneldim…

Bu kendimle ilgili örneği verdikten sonra demem o ki;

Bundan yarım asır önce kurulan ‘pembe düşlerin’ arasında doğacak çocuklarında yapacağı mesleklerin düşlerini kuran arkadaşlarımız da var mıydı? onu bilemem ama…

Aradan yıllar geçtikten sonra;

Yaşlılığımızın öne çıkardığı hastalıklarımızı tedavi ettirmek için gittiğimiz hastanelerde arkadaşlarımızın ‘doktor’ olan çocuklarına rastlayınca birdenbire mutlu oluyoruz…

Ve adeta hastalığımızı unutuyoruz…

Son söz;

Yarın bir başka arkadaşımın doktor kızıyla nasıl tanıştığımızı anlatacağım…

Yarın tekrar görüşmek üzere;

Şimdilik kalın sağlıcakla…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM