Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
BUGÜN GÜNLERDEN 14 OCAK 9 ŞEHİT DAHA UĞURLANACAK 
  • 0
  • 422
  • 15 Ocak 2024 Pazartesi
  • +
  • -
Bugün dokuz ilde;
Dokuz şehit daha yola çıkacak…
Her zaman olduğu gibi;
Şehit evlerine yine Türk bayrakları asılacak..
Ağlayanlar yine aynı insanlar;
Acılara sarılanlar yine aynı insanlar olacak..
Şehit cenazelerinden nemalanmak isteyenler;
Yine, cenaze törenlerinde en ön safta yer almak için itişip kakışacak…
Yine, imamın okuduğu dualara -kameralara bakarak-sesli sesli göstermelik amin tutacak…
Tabutlar omuza alındığında ise;
Bir gurup yine hep bir ağızdan ‘Tekbiiiiir!’ diye slogan atacak…
‘Ya Allah, Bismillah!…Allahuekber! sesleriyle ortalığı çınlatacak…
Ve aradan üç-beş gün geçince de her zaman olduğu gibi;
Her şey unutulup ve bir sonraki şehit törenine kadar rafa kaldırılacak…
Yalan mı?
Evet, bugün günlerden 14 Ocak…
Bugün bir şehit cenazesi Aksaray’da…
Bir şehit cenazesi Adıyaman’da…
Bir değeri Gaziantep’te..
Bir şehit cenazesi Niğde’de…
İki şehit cenazesi Kahramanmaraş’ta…
Bir şehit cenazesi Ordu’da…
Bir şehit cenazesi Giresun’da…
Bir şehit cenazesi de Eskişehir’den yola çıkacak…
Yani, aynı gün 9 şehit birden uğurlanacak…
Şehitlik;
Yoksul halk çocuklarının en büyük zenginliği…
Yani, dünyalık değil de, İslami inanç zenginliği olanlar için;
Şehit olmak, zenginliğin en muteberi ve en güzeli…
Ve en güzeli olduğuna inandığı içindir ki, çoğu asker;
“Allah’ım beni şehitlik mertebesine eriştir.” diye dua eder…
Yani, şehitlik bir anlamda yüce rabbin sadece yoksullar bahşettiği ve zenginlerin ‘şehitlik’ mertebesine erişemediği bir zenginliktir!…
Siz bakmayın zenginlerin ve muktedir yönetsel erklerin “şehitlik mertebesi en yüksek mertebedir:” dediğine…
Siz bakmayın onların ‘şehitlik mertebesini’ bu kadar yücelttiğine…
Ve akla-hayale gelmeyen övgüler düzdüklerine…
Eğer söylediklerine inanmış olsalardı;
Sözünü ettiğimiz zenginler ve muktedirlerde çocuklarını ‘şehit’ olması için asker ocağına ve çatışma bölgelerine yollarlardı…
Eğer ‘şehitlik’ mertebesinin kutsallığına inansalardı;
O, zengin ve sosyete takımı, burjuva sınıfı da -vatan savunması için- oğullarını yoksul halk çocuklarından ayırmazdı…
Ve şimdi onların kapılarından da ‘şehit cenazeleri’ kalkardı…
Yani kısaca demem o ki;
Siz, hiç bu zamana kadar zengin bir ailenin, yönetsel bir siyasetçinin kapısında veya penceresinde -yas için- Türk Bayrağı asıldığını ve evinin kapısından ‘şehit cenazesi’ kaldırıldığını hiç gördünüz veya da hiç duydunuz mu?
Bana soracak olursanız;
Şahsen ben ne gördüm, ne duydum ve nede işittim…
Bundan sonra da görüp-işiteceğime ve tanık olacağımı hiç sanmıyorum…
Ve konuyu şöyle özetleyerek sonlandırmak istiyorum;
Suriye’de başlatılan savaş bitti mi, bitmedi mi? bilmiyorum…
Ama Gazze’de atılan çığlıkları ta buralardan duyabiliyorum…
Birde şu aralar şehit cenazelerimizin çoğaldığını görüyorum…
Ve birde ABD ile İngiltere’nin Yemen’e saldırdığını gazetelerden okuyorum…
Sevgili dostlar,
Değerli canlar,
Bugün günlerden 14 Ocak…
Bugün ülkemizin dört-bir yanından 9 şehit cenazesi kalkacak…
Ve hepimiz geleneksel temennimiz olan “Allah rahmet eylesin, mekanları cennet olsun, ışıklar içinde olsun’ gibi temennilerde bulunacak…
Bu temennilerimizi yine yapalım…
Ancak şunu kesinlikle unutmayalım;
Dünya ‘tek kutuplu’ bir dünya olduktan sonra ABD ve İngiltere başta olmak üzere ve bunların eksenini dolduran emperyalizmin uydusu olan devletler bir araya geliyor…
Mazlum ülkeler arasında dirlik-düzen bırakmıyor…
Ve düşündükleri projeyi de saklamıyorlar ve açık açık söylüyorlar…
Örneğin;
BOP Projesi midir, BOK projesi midir nedir?
Afrika’nın kuzeyinden başlattıkları projeyi, Ortadoğu coğrafyasına kadar getirip, son yıllarda ve aylarda uygulamaya başladılar…
Suriye’de başlatılan savaş hala bitmedi…
Üstelik daha bitmeden Gazze-İsrail savaşı tetiklendi…
Şu günlerde Körfez ülkesi Yemen’e bir-şekilde saldırılıyor…
Buna mukabil İran Savaş hazırlıkları yaptığı söyleniyor…
Bizim dersen, her gün sınır ötesinden şehit cenazelerimiz geliyor..
Vesaire, vesaire…
Yani, coğrafyamızda tehlike günden güne büyürken;
Bizler, bu konu üzerinde hala düşünmeyecek miyiz?
Tehlikenin nereden geldiğini hala görememekte ısrar mı edeceğiz?
Yani, iş-işten geçtikten sonra mı yine birlikte düşüneceğiz?
Buyurun;
Şimdi söz sırası sizin…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM