Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
ESKİDEN MESLEK OKULLARIMIZ VARDI KENDİ ALANINDA YOLCULUK YAPARDI
  • 0
  • 455
  • 22 Aralık 2023 Cuma
  • +
  • -

Azda olsa;

Eğitim sisteminin bir planı-programı vardı…

İlkokulu bitirip, ortaöğretim basamağına gelen öğrenci;

İleride hangi mesleği yapmayı düşünüyorsa, o mesleğin eğitimini veren okulların seçkisini yapardı…

Ve okula başladığında da o okulun şapkasını takardı…

Örneğin kısa yoldan meslek sahibi olacak olanlar;

Öğretmen Okuluna gidenler; mor şeritli şapka giyerler..

Endüstri Meslek Lisesine gidenler; yeşil şeritli şapka…

Ticaret Meslek Lisesine gidenler; Kırmızı şeritli..

İmam-Hatip Lisesine gidenler; Beyaz şeritli şapka giyinir..

Mesleğini Lise bitiminden sonra seçecek olan Liselilerde;

Sarı şeritli şapka takarlardı… Vesaire…

Mesleki eğitimlerinde dikey yolculuk yapıp, fakülte yolculuğu yapmak isteyenler ise;

Öğretmen Okulunda puanı yüksek olanlar, Yüksek Öğretmen Okullarına giderler…

Endüstri Meslek Lisesini bitirenler;

Bu okullara öğretmen olabilmek için Teknik Öğretmen Okullarına ve Mühendis olabilmek için Yıldız Teknik Üniversitesine giderlerdi…

Ticaret lisesinden mezun olanlar;

İktisat ve Maliye alanında üst düzey yolculuk yapabilmek için, ya İktisadi Ticaret Fakültelerine, ya da Maliye Yüksek Okuluna giderdi…

İmam-Hatip Okullarından mezun olup, İmam olarak görev yapmak istemeyip, Müftü olmak isteyenlerse, İlahiyat Fakültelerinin sınavına girer ve kazanırsa, buralara devam ederlerdi…

Kısa yoldan meslek sahibi olmak istemeyen ve liseyi bitirdikten sonra meslek seçkisi yapmak isteyenlerse, diğer meslek okulu mezunlarının gidemediği; Tıp, Hukuk ve Mühendislik gibi buna benzer meslek okullarını seçerlerdi…

Ancak buraya bir ara not düşecek olursak;

Meslek okullarından mezun olanlarda liselilerin gittiği alanlardan bir seçki yapmak isterse, lisenin farklı derslerini verirse o da gidebilirdi…

Ve ayrıca;

Gerek liseyi bitirenler olsun, gerek Ticaret Lisesini, gerek Endüstri Meslek lisesini veya diğer meslek okulunu bitirenler olsun, eğer karar değiştirip öğretmen olmak istiyorlarsa Öğretmen Okulunun dışarıdan sınava girerek bitirirlerse öğretmen olabiliyorlardı…

Bu sözünü ettiğimiz eğitim sistemi;

1974 yılında kurulan CHP+MSP ortaklığı dönemine kadar devam edip geldi…

Ve 1975 yılına gelindiğinde bir kıyak çekilerek;

İmam-Hatip Okulu mezunlarına ‘Liseyle Denklik’ getirildi…

Yani, liselilerin gittiği üniversitelere ve fakültelere İmam-Hatip mezunları da gitmeli denildi…

Yetmedi;

1976 yılında bir kız öğrenci velisinin “neden kızlarda İmam-Hatip Lisesine gitmesin!?” diye bir itirazda bulunup, hukuk mücadelesi verdi…

O tarihten sonra kızlarda İmam-Hatip lisesine giriverdi…

Ve lise mezunlarının yararlandığı nimetlerden onlarda yararlanıverdi…

Şimdi haklı olarak diyeceksinizdir ki;

Yahu hocam, başka konu bulamadın mı?

Durup-dururken şimdi nereden aklına geldi bu? diye düşünenleriniz de vardır mutlaka…

Ama inan bana durup-dururken aklıma gelmedi…

Hani şu son Milli Eğitim Bakanımız, korkusuzca ve yüreklice ortaya çıkıp; Laik eğitim sistemine resmen kafa tutmasını…

Karma eğitim sisteminin bir an önce ortadan kaldırılmasını…

Kızların ayrı, erkeklerin ayrı sınıflarda okumasını…

Hele hele son ‘Bütçe Konuşmasında’ daha ileriye giderek;

Tarikat ve Cemaatlerle bundan sonra yapılacak eğitimin onlarla protokol yaparak yolculuk yapacak olması, beni bu konuyu dile getirmeye, zaman tüneline yolculuk yapmaya zorladı diyebilirim…

Ve bu sohbet konumuza kendi yorumumu katmadan, yorumunu size bırakarak, şöyle özetleyebilirim;

İstatiksel bilgiler, bugün ülkemizde 4313 İmam-Hatip Okulu var olduğunu…

60’ın üzerinde İlahiyat Fakültesinin bulunduğunu…

Yine 40’ın üzerinde İslam İlimleri Fakültesinin olduğun söylüyor…

Devlet birimlerinde görev dağılımına baktığımızda ise;

Valilik, Kaymakamlık gibi mülki yönetimlerde İmam-Hatip kökenli ve İlahiyat mezunu olup-olmadığına bakılıyor…

Ve bugün bu alanlarda ‘diyanet’ eğitimi alanlar görev yapıyor…

Hangi ‘tarikat ve cemaatlere’ bağlı olduğu önemseniyor…

Sadece mülkiye alanları olsa öp de başına koy;

Bakanlığından-Müsteşarlığına ve gelen müdürlüğüne…

İl müdüründen-amirine ve memuruna kadar İmam-Hatip kökenli olup-olmadığına bakılıyor ve ona göre görev veriliyor…

Hatta ve hatta daha da ileri gidiliyor;

Devletin diğer birimleri dolup kadro kalmadığı için şimdi de okullara el-atılıyor ve ‘Manevi Danışmanlık’ gibi kadrolar ayarlanıyor…

Ve bu konalar da toplumu hiç mi-hiç rahatsız etmiyor…

Son söz;

Kimse kusura bakmasın, ben bu yolculuktan rahatsız oluyorum…

Onun içinde ikide-bir gündeme getiriyorum…

Bir sonraki sohbette buluşmak üzere;

Mutluluk ve esenlikler içinde kalınız…

Eksiklerimi tamamlayıp, çekinceli davranarak, yorumlarınızı yapmaktan da lütfen geri kalmayınız…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM