Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
FELAKETLERİ ARDI ARDINA YAŞIYORUZ HANGİSİNE KOŞACAĞIMIZI BİLMİYORUZ
  • 0
  • 610
  • 07 Şubat 2020 Cuma
  • +
  • -

Sevgili dostlar,
Değerli canlar,

Siz bu ardı ardına gelen felaketleri neye yorumluyorsunuz;
Mevsimlerin yer değiştirmesine mi?
Doğanın altını-üstüne getirip anasının ağlatılması’na mı?
Sanayi bacalarının dünyayı kirletmesine mi?

Veya da dinsel inançların öne sürdüğü;
Kader mi?
Alın yazısı mı?
Yoksa kıyıda-köşede acı çeken bir masumun ettiği beddualar mı tutuyor?
Veya da yaklaşmakta olan büyük kıyametin küçük belirtileri mi yaşanıyor?

Bu soruların hepsine yanıtımız ‘olabilir’ olsun da…
Niye hepsi bizim ülkemizde yaşanıyor?
Tanrının tek günahkar kulu bizler miyiz?
Yeryüzünde bizden başka günah işleyen bir toplum daha yok mu?

Niye hep biz yaşıyoruz mevsimlik felaketleri?
Bahar girer, sel felaketleri yaşarız…
Yaz gelir, ardı ardına orman yangınlarıyla yanıp tutuşuruz…
Güz gelir, tren kazalarında ve maden ocaklarında tabur tabur ölürüz…
Kış gelir; depremler ve çığ felaketleri birbirini kovalar…

Eh, bunlar yetmezmiş gibi ekstradan eklediğimiz felaketlerde cabası…
Hani şu Suriye işini başımıza sarıp, her Allah’ın günü ‘şehit’ unvanıyla kaldırdığımız cenazeler yetmiyormuş gibi birde (yaşlı ve çocuklar hariç) savaş kaçkını 5 milyona yakın asalak Suriyeli besliyoruz…
750 bin kişinin de sınır kapılarında içeriye girmek için bekliyor..

Şimdi daha fazla zaman kaybına yer veremeden hızlı bir şekilde sıralayıp söyleyecek olursak;
Asya coğrafyasında savaştan kaçan Türkiye’ye gelip sığınıyor..
Afganistan, Pakistan, Moğulistanlı göçmenler Türkiye’de…

Hiç üstümüze vazife değilken Libya’nın iç işlerine kalktık..
Libyalılar, kendilerine en yakın mesafede olan Avrupa yakasına değil, bir yolunu bilip veya amiyane tabirle ipini koparan atlıyor bir takaya Türkiye’ye kaçıyor…

Şimdi yavaş yavaş özetleyerek toparlayacak olursak; ( ve sırayı şaşırırsam lütfen bağışlayın)

Televizyon kanallarında “flaş, flaş, flaş” diye verilen bir haber;
“Elağız ve Malatya’da 6.8 şiddetinde bir deprem oldu 19 ölü ve yüzlerce yaralı.”

İki-üç gün sonra televizyonlarda ‘Son Dakika’ başlığında veriler başka acı bir haber;
“Suriye İdbil savaşında 8 Anadolu çocuğu şehit oldu ve şehitlerin cenazeleri memleketlerine gönderildi.”

Bir gün sonra; “Flaş, flaş, flaş”
“Van Bahçesaray’da meydana gelen çığ felaketinde 5 kişi öldü ve çığ altında kalanlar da kurtarılmaya çalışılıyor.”

Çığ altındakiler kurtarılmaya çalışılırken 2. bir çığ felakete daha yaşandı ve bu kez çığ altında kalanları kurtarmak isteyenler çığ altında kaldı ve toplam 33 kişi yaşamını yitirdi.”

Aynı akşam;
“Flaş, flaş, flaş”
“Son haberi sadece biz veriyoruz” (sanki övünülecek bir şeymiş gibi)
“İstanbul Sabiha Gökçen Hava alanında uçak düştü ve ortadan üç parçaya ayrıldı ve 3 ölü var.”

Bu akşama doğru hangi haber bizi bekliyor onu şimdilik bilmiyoruz…
Ama şunun şurasında bir şey kalmadı, birkaç saat sonra hep birlikte öğreniriz…

Politikacılarımızın ifadeyle söyleyecek olursam;
“Şimdi efendime söylelim ne oluyor Allah aşkına bize?”

Ülkemizi kıskananlar tarafından kem gözlere mi geldik?
Toplumsal huzurumuzu kıskananlar var da; nazar mı değdi bize?
Yoksa yer üstünde yaşayan masumların…
Veya yer altında yatanların beddualarına mı maruz kaldık?

Eğer böyleye ise hiç vakit geçirmeden ya derin bir hocaya okunalım!…
Ya muska yazdıralım…
Ya da kurşun döktürelim…
Her neyse…

Daha fazla saçmalamadan en iyisi susalım…
Hoş kalın…
Hoşça kalın…
En önemlisi de;
Siz benim saçmalıklarıma bakmayın…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM