Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
GEÇMİŞİNİ KAYBETMEK İSTEMEYENLER SANIRIM BU KONUDA BENİ DESTEKLER
  • 0
  • 381
  • 04 Nisan 2023 Salı
  • +
  • -

Sevgili dostlar,

Değerli canlar,

Bugünkü sohbetimize şöyle başlamak istiyorum;

“Ben belediye başkanı olsaydım…

Yönettiğim kenti baştan-aşağı kültür-kent yapardım…

Örneğin;

Yönettiğim il merkezinde nüfus yoğunluğu olan büyük mahalle yerleşkelerine en az 500 kişiye hitap edecek -çok amaçlı-hizmet verecek ‘Kültür Salonları’ yapardım…

Örneğin;

Bu topraklarda doğan…

Kökeni bu topraklarda olan;

Hasan Ali Yücel, Aziz Nesin, Kemal Tahir, Ara Güler, Fethi Naci ve Mustafa Suphi gibi doksan dolayında ünlümüz var…

Dünyanın tanıdığı bu ünlülerimizi, tanımayanlarda tanısın diye;

Onları şehir merkezinin en güzel parkında bir araya getirirdim…

Parkın en stratejik yerlerine;

Mermer Kaideler üzerine biyografisini ve resmini yerleştirirdim..

Örneğin;

Mademki fındığın anavatanayız…

Mademki dünyada fındığın başkentiyiz…

Tarihin derinliklerinden bu yana kullandığımız fındığa dair araç ve gereçlerin il merkezinde -açık hava- Müzesini kurardım…

Neden kurardım?

Çünkü fındıkçı bir ailenin çocuğu olmasına rağmen, bugün ağaçtan yapılmış ‘Fındık Tırmığını’ tanımayan bir nesil var…

Fındık dallarını aşağı çekmek için kullanılan (bazı yerlerde) GEREVİ ve bazı yerlerde ‘GELBERİ’ denilen çengelli çubuğa “Bu da neyin nesi?” diyen genç bir nesil var…

Fazla uzatmayalım;

Geçmişte fındık ayıklamayı kolaylaştıran araç-gereçler nasıldı?

Günümüzde olduğu gibi daldan fındık toplayan araç var mıydı?

PATOZ denilen araçtan önce -ilkelde olsa- hangi araçlar vardı?

Örneğin bu sorulardan hareketle;

Dönemin ‘ilk’ modern fındık ayıklama aracı ne zaman ve kimler tarafından yapılmıştı? gibi soruların yanıtı havada asılı kalmasın diye ‘camlı kabinler’ içinde ‘dünden-bugüne fındık araç-gereçleri’ adı altında ‘açık alan müzeleri’ kurardım…

Ve her araç-gerecin altına da;

Nerede, ne zaman ve nasıl kullanıldığını yazardım…

Eh, mademki dünden-bugüne ‘fındık araç-gereçlerinden’ söz açtık…

Bu konuyla ilgili dönemin en modern ‘fındık ayıklama’ aracının öyküsünü de paylaşalım sizlerle…

Yıl; 1940’lı yıllar…

Yani bundan 80 küsur yıl önce;

Ankara Üniversitesi-Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri Bölümü, en kolay yoldan ‘fındık ayıklama’ aygıtının AR-GE çalışmalarını yapar…

Ve görselde gördüğünüz;

Fındık Ayıklama PATOSU ortaya çıkar…

Ve o dönemin en modern aracı olan bu ‘Fındık Ayıklama Aracı’ getirilip Giresun Fındık Araştırma Enstitüsüne armağan edilir…

Ve aradan 30 yıl gibi bir zaman geçer;

Bu araçtan esinlenen Mehmet Sarımehmetoğlu ustalığını ve hünerini gösterip, bu ‘fındık ayıklama’ aracının bir üst modelini icat eder.( sayfa alanım yetmediği için o aracın resmini paylaşamadım)

Her neyse…

Özetleyerek sözü şuraya getirmek istiyorum;

Az önce sözünü ettiğim döneminin en modern ‘fındık ayıklama’ makineleri bugün ‘Küçük Sanayide’ çürümeye terk ediliyor…

Yani;

Geçmişin en modern araçları sayılan bu ‘tarihsel kalıtlara’ kimse sahip çıkmıyor…

Paslanmış ve oksitlenmiş bir vaziyette kendisini kurtaracak kişiyi bekliyor…

İşte sohbetimizin giriş bölümünde bu yüzden dedim;

“Keşke ben belediye başkanı olsaydım…

Ve bu tarihi eserleri çürümeye terk etmeyip;

Onları ‘açık alan müzeleri’ kurarak ‘cam kabinler’ içinde koruyup saklasaydım…”

Aaahh ah!

Ne demeli bilmem ki?

En iyisi daha başka bir şey dememeli..

Sohbeti tadında bırakıp, burada bitirmeli…

Görsel için bilgi notu;

Üzerinden sohbetini yaptığımız tarihi fotoğraf ve özet bilgi notu sayın Orhan Sarımehmetoğlu’dan temin edilmiştir…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM