Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
PAZAR AYNI PAZAR ZAMLAR NE YAZAR
  • 0
  • 423
  • 05 Ocak 2024 Cuma
  • +
  • -

Ne yazacak;

Milli gelir dağılımındaki adaletsizliği yazar…

Sosyal adaletsizliğin iyice dibe vurduğunu yazar..

Maaşlara yapılan bu son zamlar;

Kimilerini kısa bir süreliğine mutlu eder…

Kimilerinde moralini bozar…

Moralini nasıl bozmasın birader?

Alışveriş yapmak için çıktıkları ‘pazar’ aynı pazar…

Her ikisinin de alacağı zamlı ürünler, aynı ürünler…

Yani, aynı pazarda alışveriş yaparlarken;

Birisi, devletin verdiği zamma göre aldığı ürünü bir kilo alıyor…

Bir diğeri ise aynı ürünü ‘yarım kilo’ almakla yetiniyor…

Her neyse…

Demem o ki;

Hayatın her alanında olduğu gibi, milli gelir dağlımın da, yıllardır bir sosyal adaletsizliktir sürüp gidiyor…

Bu eşitsizliğin ve olumsuzluğun gerekçesi nedir?

Sahip olduğumuz ve sımsıkı sarıldığımız Neo-Liberal sistem midir?

Soygun ve talan düzenini tetikleyen vahşi kapitalizm midir?

Yoksa, yıllardır kapımıza uğratmak istemediğimiz sosyalizm midir?

Hangi sistemdir bu eşitsizliği ve dengesizliği yaratan sistem?

Tamam;

Herkes ürettiği ve yaptığı iş kadar emeğinin karşılığını alsın…

Kim hangi eğitimi aldıysa, karşılığına da öyle alsın…

Yani, herkes yaptığı işin ağırlığında ve terazisinde tartılsın…

Eğer, bu uygulamaya itiraz edersem iki gözüm çıksın!

Ama sen kalkıyorsun;

Kendi resmi organlarınla ve kendi ağzınla enflasyonu yüzde-64. 77 gibi bir rakam ilan ediyorsun…

Ve ardından yaptığın zamları en yüksek rakam dediğin yüzde-49.25 oranında zammı memur ve emeklilere yapıyorsun…

İşçi ve Bağ Kur emeklilerine de yüzde-37.5 zammı laik görüyorsun…

Eh, yüzdelerde eşitsizlik olunca;

Haliyle bu eşitsizlik maaşlara da eşitsiz bir şekilde yansıyor…

Örneğin;

Sosyal statüsü ve ruhsal yapısı farklı ailelerden gelen öğrencilerle sabahtan-akşama kadar uğraşan ve deresi 8/1 olan bur öğretmen;

34 bin 892 TL alıyor…

Günde sadece beş kez vaizlik yaparak -ortalama- 3 saatlik iş yapan bir ‘Vaizin’ maaşı 41. 223 TL’ye çıkarılıyor…

(Mesai dışı gelirlerini de varın siz düşünün)

Bu uygulamada bir ayrıcalık görülmüyor mu?

Yoksa bu bende vazgeçemediğim bir hüsnükuruntu mu?

Bir başka örnek;

Kumu görevlileri arasında (son yapılan zamlara göre) maaşları 72 bin 252 TL’ye çıkarılanlar akademik unvana sahip profesörler…

Bu rakam bana göre;

Eğer ‘profesör’ unvanını taşıyan kişi intihalci ve kartvizit usulü akademisyen ve ‘profesör’ olmamışsa, 72 bin küsur rakamı az bile buluyorum şahsen ben…

Öyle ya;

Görev aşkıyla kendilerini helak eden milletvekillerimiz de şu an aldıkları 73 bin 329 TL kendilerine yetmediği için (eğer doğruysa) maaşlarını (yetmediği için olacak) 2024 yılında 110 bin TL olarak alacaklarmış…

Her neyse…

Konuyu daha fazla uzatmadan ve daha fazla dallandırıp budaklandırmadan, geçmişte dinlediğim bir benzetmeyle özetlemek istiyorum…

Işıklar içinde uyusun;

Namı ‘Cırımın Ali Bey’ olan ve ilçemizde sevilen, hatırı sayılan çok değerli bir büyüğümüz olan Alibey Karakayalı derdi ki;

“Fakiri dövmeyeceksin, üstünü-başını yırtacaksın.” derdi…

Ve açıklamasını da şöyle yapardı;

“Döversen, vurduğun yerin acısı çabuk geçer…

Ama üstünü-başını yırtarsan, giyeceği elbiseyi biraz zor alır” diye yorumlardı…

Bu örneği günümüzün yönetsel güçlerine evirecek olursak;

Topluma bol-keseden verip de rahatlığa alıştırmayacaksın…

Rahatlığa kavuşturarak insan gibi yaşatmayacaksın…

Önce yoksullaştırabildiğin kadar yoksullaştıracaksın…

Sonra da ağzına bir parmak bal çalmak için peşinden koşturacaksın..

Hatta koşturmak ne kelime;

Yaşadığı çağın modern dilencisi yapacaksın…

Ve saltanatını daha ileriye taşımak için kendine adeta tanrı gibi tapındıracaksın!…

Ki, güç gösterin bir işe yarasın…

Bir başka ‘zamsız’ sohbette buluşmak üzere;

Ve tekrar görüşmek üzere, şimdilik kalın sağlıcakla..

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM