Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
MERKEZ ATATÜRK İLKOKULUNDA SEKİZ YIL AYNI ÇATININ ALTINDA
  • 0
  • 414
  • 09 Aralık 2022 Cuma
  • +
  • -

Mesai birlikteliği yaptık…

Aynı atmosferin içinde;

İyi günleri de, kötü günleri birlikte yaşadık…

Gün oldu;

Şakalaşıp kahkahalar attık…

Gün oldu;

Paylaşılması gereken acıları birlikte paylaştık…

O, bizim bir meslek büyüğümüz idi…

Ve onun cüssesi hepimizden iriydi…

Yani, cüssesi tam bir pehlivan cüssesiydi…

‘Pehlivan cüssesi’ dedimde aklıma geldi;

Tarihini şimdi pek anımsayamıyorum ama…

Sanırım 12 Eylül Darbesi yapılmadan önceydi…

Avrupa ülkelerine ‘öğretmen’ olarak gidecekler;

Yazılı ve sözlü mülakat olarak iki aşamalı sınava girdi…

‘Yazılı sınavını’ kazananlar, mülakat için Ankara’ya çağrıldı…

Ve bu ‘sözlü mülakata’ çağrılanlardan biriside;

Biraz önce ‘meslek büyüğümüz’ dediğim Cemal Kılıç ağabeyimizdi…

Sınav komisyonu, değerli meslek büyüğümüzün iri-yarı cüssesini görünce şöyle bir soru soruyor;

“Geçmişte güreş sporuyla filan uğraştınız mı?” diye soruyorlar…

Cemal Kılıç ağabeyimizde Avrupa ülkelerine öğretmen olarak gitmeyi çok istediği için;

‘Zonguldak’ta öğretmenlik yaptığım yıllarda güreş yaptım” diyor…

Komisyon üyelerinden birisi;

“Peki, hangi dereceleri elde ettin?” diye soruyor…

Cemal Kılıç ağabeyimizde;

“Ben derece için güreşmedim, sadece çayırda güreştim ve birçoğunu da yendim” diye yanıt veriyor…

Komisyon üyeleri başka bir soru sormuyor;

Ve birazda bıyık altından gülerek ‘çıkabilirsin’ diyor…

(Torpilliler ön sırayı aldığı için Cemal Kılıç’a, Avrupa’ya gitmek nasip olmuyor)

Sözünü ettiğim Cemal Kılıç ağabeyimizin;

Opera sanatçılarını kıskandıracak tarzda ‘bas bariton’ bir sesi vardı…

Ses düzeni olmasa da, mikrofon bozulsa da;

Cemal Kılıç ağabeyimiz ‘sunulması gereken programları’ çıplak sesle de sunardı…

Bayram törenlerinde öğrencilere ‘Hazıroooll” komutu verdiğinde;

Sesinin dalgası Sarıyer mahallesinde yankılanır ve Sütlüce mahallesi sakinlerini ayağa kaldırır, uykuda uyuyanları uyandırırdı!…

Dereli merkez Atatürk ilkokulunda;

Birlikte aynı çatı altında çalıştığımız yıllarda…

Kendisine bir gün “Ağabeyi, bu sesi ziyan etmeyelim”…

Sana, sahneleyeceğimiz tiyatro oyununda bir rol vereceğim” diye teklifte bulununca bana şöyle demişti;

“Bırak Allah’ını seversen Şaban hoca…

Beni bu yaştan sonra artist mi yapacaksın?

Yoksa, dillere düşürüp beni millete kepaze mi edeceksin” demişti…

Her neyse…

Asıl söyleyeceklerimi bir türlü söyleyemiyorum…

Söylemek istediğim sözcükler dilimin ucuna kadar geliyor;

Ancak, bir türlü seslendiremiyorum…

Yani; değerli bir meslek büyüğümüz daha aramızdan ayrıldı cümlesini kurmakta bir hayli zorluk çekiyorum…

Ama ne demek istediğim anlaşılmıştır diye düşünüyorum ve zorda olsa diyorum ki;

Bugün, Cemal KILIÇ meslektaşımızda ‘mendil sallanan’ rıhtımdan demir aldı…

Yani, fiziki olarak Cemal Kılıç öğretmende aramızdan ayrıldı…

Son veda töreni;

Yarın, Dereli Fiskobirlik Mahallesindeki evinden alınıp ve Cuma namazının ardından ‘cenaze namazı’ kılınarak, merkez Kuşluhan Mahallesindeki mezarlıkta toprağa verilecektir…

Toprağı bol olsun…

Işıklar içinde uyusun…

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM