ÜRETEN VE KİTAP OKUYANLAR ŞİDDETE ZAMAN AYIRAMAZLAR

ÜRETEN VE KİTAP OKUYANLAR ŞİDDETE ZAMAN AYIRAMAZLAR

Ben böyle düşünüyorum…
Siz nasıl düşünürsünüz onu bilemem…

Eğer bir insan üretimin içindeyse…
Gündelik tüketimin içinde değilse…
Tarlası varsa; tarlasında…
Bağı-bahçesi varsa; bağından bahçesinde…
Fabrika işçisiyse; fabrikasında,
Gün bitimine kadar alın terini değerlendiriyorsa…
Hele bunun üzerine birazcıkta kitap okuma alışkanlığı varsa;
Şiddet denilen eyleme ne zaman vakit ayıracak ki?

Ama sizlerde şimdi haklı olarak diyeceksiniz ki;
“Yahu durup-dururken güldürme adamı!”
İlgili ‘bakanlıkların, ilgili yetkilileri ülkemizde kitap okuma alışkanlığını yüzde-3 dolayında olduğunu açıklıyor ve sen kalkmış kitap okumadan söz edip, kitap okuma alışkanlığından dem vuruyorsun.

Eğer böyle düşünüp ve bu soruyu bu şekilde soranlarınız varsa, söylenecek bir sözüm yok, üstelik sizlerde haklısınız…

Ülkemiz insanlarının gerçekten yüzde 95’ten fazlasının kitap okuma alışkanlığı gibi bir alışkanlığı yokmuş…
Ancak bunun tam tersine yüzde-95 televizyon izleme alışkanlığı varmış…
Ve bundan dolayı da -kitap okuma alışkanlığı- olarak ülkeler sıralamasında 86. sıradaymışız…
Yüzde-95’imiz kitap okumuyor…
Ve yinede 86. sıradayız…
Eh, sıralamada 95’in altında olduğumuz için fena sayılmayız!

Şimdi buraya kadar olan kısmı özetleyecek olursak;
Üretmiyoruz…
Tüketiyoruz..

Okuma alışkanlığından uzak duruyoruz….
Çok sıkışırsak; gidip kendimizi sarıklı mollalara okutuyoruz!
Eğitim konusunda fazla söze gerek yok diye düşünüyorum…
Bana soracak olursanız; yerlerde sürünüyoruz…
Bir başka görüşe göre de; tek-tip insan yetiştiriyoruz!
Yani gün geçtikçe -çaktırmadan ve kimseyi ürkütmeden-bütün okullarımızı İmam-Hatip düzeyine getiriyoruz!
Ve dağınıklığı önlüyoruz!

Yani nasıl ki en büyük yöneticimizin bizlere benimsetmek istediği sloganlar;
Tek millet
Tek devlet
Tek vatan
Tek bayrak…

Bu durumda ve bu sloganlardan hareketle ve eğitim sistemindeki karmaşayı ve farklılıkları önlemek içinde sanırım bundan sonraki eğitim sloganı da şöyle olacaktır;

“Eğitim sistemimiz tek-tip,
Okullarımız İmam-Hatip”

Şimdi tekrar sohbet başlığımıza geri dönüp ve yavaş yavaşta konuyu toparlayacak olursak…

Gün geçtikçe üretimden uzaklaşıyoruz…
Üretmeden bol bol, çılgınca tüketiyoruz…
Sözü hiç eğip bükmeden…
Ve sağa sola çekmeden…
Eğri oturup,.doğru konuşacaksak eğer;
Biz kapitalizmin tüketim aracı oluyoruz…
Ve “üzümünü ye, bağını sorma” ata sözünü kalkan yapıp;
Bu işin sonu nereye varacak hiç sormuyoruz!
Sorgulamıyoruz…

Dün gibi anımsıyorum…
Eskiden ‘Bankamatik’ kartlar ilk çıktığında, bu kartlara sahip olabilmek için iki tanıdık tüccar ve bir memur kefil gösterilirdi…

Şimdi -her nasıl oluyorsa/- kefilden, kefaletten vazgeçildiği gibi ‘Bankamatik Kart’ kullanma teşvik edildiği gibi herkesin cebinde en az iki veya üç bankamatik kart var…

İşi-gücü olmayanlar bile peşin parayla alıveriş yapmayı bıraktı ve alacağı sigarayı bile bankamatik kartla yapıyor be!

Ödeme zamanı gelincede ödemekte zorlanıyor tabi…
Zorluk çektiği için bir başka bankanın bankamatik kartıyla para çekip, bir başka bankanın ödemesini yapıyor…
Tabi bu zamanla üst-üste yığılıyor…
Azı ödeyemeyen, birikmişi hiç ödeyemiyor…
Eh, sonunda da; ya çıldırıyor…
Ya intihar ediyor…
Ya bir yeri soymaya çalışıyor!
Ya kafayı yiyor!
Ya karısından boşanıyor…
Ya da karısını çoluğunun-çocuğunun gözü önünde öldürüyor…

Halbuki okur-yazarlığı var…
Az-buçuk kitap okuma alışkanlığı olsa…
Eğer işi-gücü yoksa; bunun nedenini bir sorgulasa…
Sistemi böyle işletmek isteyenler kimse onlardan hesap sorsa!
Ona-buna yalakalık yapma yerine biraz adam gibi dik dursa!
Ve en önemlisi de kendisi gibi olanlarla yan-yana gelip onlarla omuz-omuza dursa…
Bu yaşadığı bunalımlardan azda olsa kurtulacak…

Buraya kadar olan sohbetimizi derleyip-toparlayıp ve özet olarak damıtacak olursak;
İçinde bulunduğumuz sistem; tüketim kültürünün pompalandığı bir sistem…
İçinde bulunduğumuz düzen; apaçık bir sömürü düzeni…
Çünkü “üretme-tüket” denilen bir sisteme daha başka ne isim verilir açıkçası ben bilmiyorum…
Bilen birisi varsa söylesin…

Sohbet sürecinde biraz daldan-dala atladık biliyorum…
Normal sayılmasını diliyorum…
Kim bilir belki bende bir bunalımın içine giriyorum!
En iyisi sizi de daha fazla bunaltmadan bu sohbeti sonlandıralım.

Hoş kalın,
Hoşça kalın,
Siz yine de siz olun;
Çevrenize kitap okumayı aşılayın…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar