RECEP ŞAHAN
RECEP ŞAHAN
rsahan@giresungundem.com
15 Temmuz’u sulandırmak
  • 0
  • 374
  • 14 Temmuz 2021 Çarşamba
  • +
  • -

Ülke olarak darbelere hiç de yabancı değiliz. Son olarak 15 Temmuz 2016 gecesi de darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık. Şükür ki Allah’ın inayeti ve milletimizin destansı direnişi ile atlattık. Darbecilere ve onları gizli açık destekleyenlere tarihi ders verdik. Verdik ama vazgeçmiş değiller. Planları bitmedi bitmeyecek de.

15 Temmuz darbe girişimi özü itibariyle diğerlerine benzese de gerek figüranları gerekse sonuçları açısından diğerlerinden farklıydı. Bu sefer “Dini Cemaat” görünümlü bir örgüt eli ile yapılmak istenmişti. Temelde din istismarı vardı. Kırk yıllık emekleri! vardı. Kırk yıldan beri devletin kılcallarına kadar sinsice yerleşmişlerdi. Adı “cemaat” idi, “hizmet” idi. Gelinen noktada hizmetin milletimize değil Amerika’ya olduğu net olarak anlaşılmış oldu. Örgüt üyelerinin muska gibi üzerlerinde taşıdıkları “1Dolar”lardan da anlaşılacağı üzere bu yapının ana kumanda merkezi ABD.  Fetullah GÜLEN’in 1999’da güya tedavi için oraya gitmesi ve bir daha dönmemesi de buna işaret olsa gerek.

15 Temmuz üzerinden 5 sene geçti. Genel bir değerlendirme yapacak olursak şunlar söyleyebiliriz:

  1. Bundan 5 sene evvel ülke FETÖ eli ile işgal girişimi ile karşı karşıya kaldı. Ancak Rabbimizin yardımı ile Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde milletimiz bu hainlere dur dedi. Bu dünya tarihinde belki de bir ilk idi. Zira milletimiz tankların önüne gövdesini koymuştu. Üzerinden iki tank geçen ve bir kolunu kaybeden kahraman gazimiz Sabri Ünal’ı,  Boğaz köprüsünde darbecilerin namluları önünde dimdik duran ve yaralanan  Safiye Bayat bacımızı, darbeci generali alnının ortasından vurarak darbenin seyrini değiştiren  Ömer Halisdemir’i, her birinin acıklı bir hikayesi  olan 251 şehidimizi  ve 2000’in üzerinde gazimizi nasıl unuturuz? Unutursak kalbimiz çürüsün.

2- 15 Temmuz gecesi bu ülkenin meclis binası bombalandı. Hem de “altın nesil” bombalamıştı. Belki de o uçakların pilotları abdestliydi! Milletin ekmeğini ye milletin tankı ile milletin uçağı ile millete ölüm yağdır. Bu kadarını da beklememiştik. Milletin gazi meclisini Yunan bile bombalamamıştı. Acıklı olan da bu.

3- Darbenin ilk günlerinde FETÖ cephesinde genel bir sessizlik olsa da daha sonraki zamanlarda 15 Temmuz’u sulandırma faaliyetine şahit olduk ve şahit olmaya da devam ediyoruz. Bazı basın yayın organları ile bazı sosyal medya hesaplarını takip ederseniz ne demek istediğimizi anlarsınız. Mesela bir sosyal medya hesabında bugün hala “darbeyi cemaate yıkmaya çalışıyorlar” gibi absürt paylaşımı gördüm. Bu örgütün mensubu kimseler bilerek çarpıtıyorlar. Başarılı olsalardı sahiplenecekler idi. Lakin millete toslayınca “biz yapmadık, devlet, hükümet bizi bitirmek için yaptı bizim üzerimize attı”  türü mavallar okumaya başladılar. Bunu her mecrada dillendirdiler. Ne yazık ki darbe girişimi sonrası dolaşıma sokulan “tiyatro” söylemleri de aslında FETÖ’nün planıydı. “Başarısız olursak  sulandıralım ki millet bize yıkmasın” anlayışı söz konusu. Diğer taraftan örgütün sempatizan seviyesindeki mensupları da bu sulandırma faaliyetine canı gönülden katılıyor. Özellikle sosyal medyada bunların paylaşımlarına bakarak ne kafada olduklarını anlarsınız. Hoca efendilerine toz kondurmuyorlar hala. Şöyle düşünüyorlar: “O yapmaz canım. Bizim hoca efendimizin öyle darbeyle silahla işi olmaz. Hem yapılmışsa hoca efendiden habersiz bir başka kanat yapmıştır”. Onlara şunu sorsun birisi: O gece Adil Öksüz Akıncı Üssünde ne arıyordu.? Ha tabi ya arsa bakmaya gitmişti değil mi? Adil Öksüz kimin adamı?

4- Bugün devletimiz FETÖ nün belini kırsa da FETÖ öyle bir yapı ki 40 yılda ilmek ilmek işlenmiş ve devletin kılcallarına kadar sızmış bir yapı. Dolayısıyla  tamamen temizlenmesi  o kadar da kolay değil. Onlarda “takiyye” iman esasıdır. İyi gizlenirler. Bugün FETÖ yok belki ama FETÖ nün bir çok yerde aparatı var, sözcüsü var.  İnanın medyada var siyaset kurumlarında var, bürokraside var iş dünyasında var, STK’larda var var da var. Dikkat etmek lazım. Onlar her renge boyanırlar, her kılığa girerler. Suret-i haktan görünürler. Çok da sinsidirler.

5- FETÖ’cülük bir kanser hücresi gibidir. Bir bünyeye kanser hücresi yerleşmişse bünye ondan kolay kolay kurtulamaz ve sonunda götürür. Fetöcülük de öyle. Bir kimse bu yapıya kendini kaptırmışsa artık onda kurtulması zor. Zaten kurtulmak da istemez.  Bu söylediklerim hayali değil Çevremizde örnekleri var da ondan rahat söylüyorum. Adam 15 Temmuz sonrası devlet memurluğundan açığa alınıyor, daha sonra ihraç oluyor, hapiste yatıyor daha sonra da tahliye oluyor. Sanıyorsun ki pişman. Nerdeee? Adam içeride daha da bilenmiş. Hala “hocaefendinin 15 Temmuzdan haberi yok” havasında. Sahi bu nasıl bir beyin yıkama? Bunlara ne içiriliyor merak ediyorum. Esasen ülkemizdeki bir çok  cemaat ve dini teşekkülün genel karakteristiği  böyle. Oraya girdin mi  gassal elinde meyyit olmak zorundasın. Bir misal vereyim. 2010 referandumu öncesiydi. Bir cemaatin koyu fanatiği olan bir zata sordum. Yarın ne yapacaksın? Evet mi, hayır mı diyeceksin? Cevap: Daha belli değil. Abilerden haber bekliyoruz. Bu cevap karşısında şaşırmadım. Dedim ki; sen üniversite mezunu, askerliğini yapmış bir adamsın. Sandıkta özgür iradenle ne yönde rey vereceğine karar veremiyor musun? Misal Abdullah Öcalan parti kursa abileriniz ona oy vereceksiniz deseler ne yapacaksın?  Gelen cevap karşısında kanım dondu doğrusu. Bu kadarını da beklemiyordum. Beyin yıkamanın boyutlarını göstermesi bakımından önemli. Hiç düşünmeden cevap verdi: Veririm.

6- Aradan beş sene geçti. Bu hainler içerideki aparatları vasıtasıyla faaliyetlerine bir şekilde devam ediyor. Terörle ciddi mücadele edilecekse bu topyekûn olmalı. Sap ile saman da karıştırılmamalı. Sulandırmalara izin verilmemeli. Beş seneden beri kurunun yanında yaş da yanmışsa bunlar hukuk çerçevesinde ayıklanıp mağduriyetler giderilmeli. Gerçek örgüt mensuplarının kendilerini gizlemek uğruna masumları Fetöcü diye yaftalamalarına izin verilmemeli. Adil olunmalı. Bir de bataklık kurutulmalı. Benzeri dini görünümlü yapılara da asla müsaade edilmemeli. Tarihten ders alınmalı ki tekerrür etmesin.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM