Ehil insan hazinemizi açığa çıkartalım!..

Ehil insan hazinemizi açığa çıkartalım!..

“Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.” (Nisâ, 58)

 Personel atamalarında ve seçimlerde aday tespitlerinde hemen hemen herkesin dilinde tespihtir; “işi ehline verelim, ehliyet ve liyakate dikkat edelim.” 

Vazifeyi ehline verelim!.. İyi de, ehiller nerede?.. Bu ehil şahsiyetleri nerede ve nasıl bulacağız?

Bunun pazarı yok ki gidip de alalım!

Nedense bu ehliyetli ve liyakatli şahsiyetlerin nasıl tespit edileceğinden, nerede bulunacağından genelde kimse bahsetmez!

***

Kabiliyetli sporcular müsabakalarda kendini gösterir ve performanslarına göre değerlendirmeye tabi tutulur…

 

Talebelerin ders notları onların kabiliyet ve başarı göstergesidir… 

Atanmış ve seçilmişlerin hizmetlerindeki performansları ve halkın onlara verdiği not; onların ehliyet ve liyakat göstergesidir.

 

Yarışmalara katılmak, imtihanlara girmek, bir makama atanmak veya seçilmek; kişilerin ehliyet ve liyakatlerinin görülmesi noktasında bir fırsat ve imkândır.

 

Ancak yarışmalara katılma imkân ve fırsatı olmamış/bulamamış, üst bir makama da atanmamış, dolayısıyla ehliyet ve kabiliyetleri pek açığa çıkmamış masa başında çalışan nice (yüzlerce, binlerce) kabiliyeti personelin varlığı da bir gerçek.

 

Ne gariptir ki, “iyi insan, eğitimli insan” olsun istiyoruz, lakin iyi yetişmiş, mesleğinin ehli,  dürüst ve edepli şahsiyetlerin tespiti için bugüne kadar bir politika geliştirmemişiz! 

***

Liyakatli şahsiyetlerin tespiti; bir devlet ve hükümet politikası olmalı!..

Özel ve resmi müesseselerde iş başında bulunan ve aranan liyakatli şahsiyetlerin tespiti için mülki amirlere, kurum ve müesseselerin üst yöneticilerine verilecek bir yetki ve vazife; öyle inanıyoruz ki nice ehliyetli ve liyakatli insan hazinemizin açığa çıkmasına vesile olacaktır. 

***

Bir kunduracının elinde kuyumcunun aleti, kuma ekilmiş dane gibidir… Kunduracının önünde çiftçinin aleti, köpeğin önünde saman, eşeğin önünde kemik, bir şey ifade etmez.” (Hz. Mevlâna)

Vesselam…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar