Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
EMEKLİ USLU GÜCÜNÜ KULLANMIYOR MAĞDURUM DİYE SIZLANIP DURUYOR 
  • 0
  • 425
  • 10 Ocak 2024 Çarşamba
  • +
  • -
Bam teline dokunsan;
Duygu gözeleri harekete geçiyor…
Göz pınarları birden bire doluyor;
Adeta çocuk gibi ha ağladı, ha ağlıyor…
Üstelik emekli olmuş olmasına ama;
O, hala kendini amirinin karşısında yakasını ilikleyen ve iliklerken de zangır zangır titreyen memur zannediyor…
Memurluk sendromunu üzerinden bir türlü atamıyor…
Yani sivil özgürlüğüne kavuşsa da;
O, özgürlüğün farkındalığına bir türlü alışamıyor…
Halbuki ürkekliği bırakıp da bir adım öne çıksa;
“Bak, arkadaş ben bu ülkeye şu kadar yıl çalıştım..
Şu kadar yıl alın-teri akıttım…
Sonra da yılların yorgunluğunu atabilmek ve dinlenebilmek için ’emekli’ olma kararı aldım.” dese…
Ve emekliliğini de şöyle tarif etse;
“Bak kardeşim ’emekli’ demek ’emek birikimi’ demektir…
Yılların deneyimi ve tecrübesidir…
Gözlem zenginliğidir…
Bilgi birikimidir…
Kendi alanında ayaklı kütüphanedir…Vs…Vs…
Emekliliğe erişen bir kişi;
Dededir, babaannedir, anneannedir…
Ak saçlı bir amcadır, yaşlı bir teyzedir…
Haladır, amcadır, dayıdır…
Bunca yıl devletine hizmet etmiş o emekliler ki;
Kim bilir, emekli olana kadar kaç başbakan emrine girmiştir?
Kim bilir, kaç hükümetin nöbet değişikliğine şahitlik etmiştir?
Kim bilir, kaç kez askeri muhtıra ve darbelerle mağdur edilmiştir?
Emeklilik mertebesine erişenler ki;
Feodal geleneklerimize göre, eli öpülesi saygın birisidir…
Evinde ve sülalesinde ‘uslu’ denilip, saygı gösterilendir…
Sözü dinlenen ve siyaseten gittiği yoldan gidilen bir rehberdir!
Eh, durum böyle olunca da;
Ürkek ve çekingen davranması gerekenler ’emekliler’ değil, tam tersine, emeklinin potansiyel ve sayısal gücüne ihtiyacı olan siyasal ve yönetsel erklerdir…
Yani, kısaca demem o ki;
Bugün ülkemizde 15 milyon dolayında emekli olduğu söyleniyor…
Son seçimlerdeki seçmen sayısının 64 milyon olduğu da biliniyor…
Şimdi bunu ‘oy’ üzerinden düşünürsek;
15 Milyon emekli -tek başına- 15 milyon ‘oy’ eder…
Eşinin oyu ile birlikte düşünürsek 30 milyon ‘oy’ eder…
Oğlu, kızı, torunlarıyla birlikte düşünürsek, varın ‘çarpanlarıyla’ gerisini de sizler hesap edin…
Eeeee?
E’si şu;
İkide-bir ‘maaşıma az zam yapıldı’ diye ağlayıp sızlamayacak…
Kıyıda köşede mızmızlanmayacak…
Yaşadığı mağduriyeti ve sorunlarını;
Sadece sokak röportajlarında TV Kanallarına anlatmayacak…
Ve en önemlisi de yaygın alışkanlığa dönüşen;
“Suya-sabuna dokunursam, oğlumu-kızımı işten atarlar…”
“İş arayan torunlarımı iş almazlar.” gibi, bireysel menfaatlere yaslanmamalılar…
Yani;
15 milyon emeklinin ‘oy’ enerjisine muhtaç olan siyasi yönetsel erklerden korkmamalılar…
Tam tersine onlar emeklinin gücünden, deneyiminden ve yılların birikiminden korkmalılar…
Şimdi haklı olarak denilecektir ki;
Birbirinden haberi olmayan ve darmadağınık emeklinin neyinden korksunlar birader!?
Emekliden korkabilmeleri için;
15 milyon emeklinin en az 10 milyonu bir çatı altında örgütlü olmalı ki, emekliden korkabilsinler…
Özetlersek ve görünen tablo o ki;
Emeklilerin deneysel birikimleri ve gözlemleri hiçbir işe yaramıyor…
Uslusu olduğu evine, sülalesine ve sevenlerine söz geçiremiyor!
Veya da idam mahkumunun celladına aşık olduğu gibi;
15 emeklinin birçoğu kendini mağdur edenlere ya aşık oluyor..
Ya da mağduriyet bataklığında yaşamasına rağmen;
Taraftarı olduğu siyasal iktidarı eleştirmekten ve değiştirmekten korkuyor…
Yani görünen o ki;
Mağdur olan emekçi mağdur olunca birazcık mızmızlanıyor…
Yarı duyulur, yarı duyulmaz sesle mağduriyetini dile getiriyor…
Ancak o bilinen gün gelince;
Yine de kendini mağdur edenleri ‘mağdur’ etmek istemiyor!
Ve bu kervan…
Ve bu devri-daim…
Ben kendimi bildim bileli devam edip gidiyor…
Yanlış mı düşünüyorum? bilemem…
Buyurun;
Şimdi söz sırası sizin…
Emeklilik mağduriyetiyle ilgili bir sorununuz varsa, sorunlarınızı çekincesiz olarak sizlerde dile getirin…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM