İzmir Marşı

İzmir Marşı

İzmir, kurtuluş savaşı tarihimizde oldukça önemlidir. 15 Mayıs 1919 ‘da işgale uğraması, milli mücadeleyi ateşlemiştir. 9 Eylül 1922’de ordularımızın İzmir’e girmesi ve işgale son vermesi, zaferi müjdelemiştir.

Uzun uzun tarihsel analizler yapmaya gerek yok. Milli mücadelemizin her anı destansı bir öyküdür.

Şahin Beyin öyküsü de, Karayılan’ın öyküsü de destandır.

Tayyar Rahime hanımın öyküsü de destandır.

Fatma Seher (Erzurumlu Kara Fatma)’de, Halime Çavuş da, Gördesli Makbule de, Şerife Bacı da, Nezahat Onbaşı da, Hafız Selman da, Çete Emir Ayşe de, Satı Kadın da ve daha pek çokları da Kurtuluş Savaşı Destanımız içinde yer alan kahramanlardır.

Dumlupınar Şehitliğinde ki “Şehit baba-oğul anıtına” ve o anıtın yürekleri burkan öyküsüne ne demeli?

Çetmili (Çetmi: Konya’nın Taşkent ilçesine bağlı bir kasabadır.) Kara Ali Çavuş ve oğlu Onbaşı Mehmed’in muhteşem destanını sembolize eder..

Polatlı Mangaltepe Şehitliği bizlere hangi duyguları yaşatır?

Afyon İscehisar Doğanlar Köyünde  “Giresun Şehitliği” neden vardır?  Orada yatan 13 genç, Mustafa Kemal’in verdiği hangi görevi yerine getirirken şehit düşmüştür?

Yunan savunma hattındaki tel örgüleri o 13 genç, 26 Ağustos 1922 sabahı kesememiş olsalardı ne olurdu?

Piyadelerimiz, 13 Giresun gencinin açtığı yoldan Afyon’a doğru ilerlemiştir. İngilizlerin, “dünyanın hiçbir ordusu 6 ayda bu savunma hattını geçemez” dediği Yunan savunması, 13 Giresunlu gencin de katkısı ile 6 saatte geçilmiştir…

O zaman Doğanlar Köyündeki 13 Giresunlu ‘çiçek’ için şükran ve minnet duymak gerekmez mi?

Reşat Çiğiltepe ve Çiğiltepe Şehitliğindeki diğer  ‘çiçekler’ e de minnet duymak gerekmez mi?

Anıtkaya Şehitliğinde, Şuhut Şehitliğinde, Yıldırım Kemal Şehitliğinde, Kurtkaya Şehitliğinde ve Dumlupınar Şehitliğinde yatan ‘çiçekler’ nasıl şükran ve minnetle yâd edilmez!

Ya Hasan Tahsin?

Ya Süvari Teğmen Yıldırım?

Ya Yüzbaşı Basri,

İkinci tümen dördüncü alaydan, Antalyalı Hakkı, Avanoslu Ahmet ve Konyalı Mehmet, son şehitler bunlar… İzmir’de bu ‘çiçekler’ için dikilen Şehitler Abidesinde “ Vatan ve Namus” yazıyor.

Ve daha binlerce ‘çiçek’ vatan ve namus için canlarını verdiler.

3 yıl 3 ay ve 22 gün süren Kurtuluş Savaşında…

15 Mayıs 1919 ‘da İzmir’in işgali ile başladı “vatan ve namus” mücadelesi,  9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşu ile kazanıldı zafer.

Ve o zafer için toprağa düşen ‘çiçekler’ için söylenmiştir İzmir Marşı.

Der ki o marş,

“İzmir’in dağlarında çiçekler açar

Altın güneş orda sırmalar saçar

Bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar

Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa

Adın yazılacak mücevher taşa

İzmir’in dağlarında oturdum kaldım

Şehit olanları deftere yazdım

Öksüz yavruları bağrıma bastım

Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa

Adın yazılacak mücevher taşa.”

***

Giresun’da, İzmir’in işgali büyük bir tepki ile karşılanmıştır. O günden sonra zafere kadar Giresun IŞIK Gazetesi siyah çerçeve ile çıkmaya başlar.

Karadeniz Gazetesi işgale karşı çıkan yayınlar yapar.

Giresunlu gençler ellerinde “-Ey Türk kızı İzmir’i unutma.

-İzmir senin olmadıkça gözyaşını kurutma”  yazılı dövizlerle tüm şehri dolaşarak milli duyguları harekete geçirmeye çalışırlar.

Yabancı başkentlere, Sadrazama ve padişaha işgali protesto telgrafları çekilir.

17 Mayıs 1919 günü Osman Ağa önderliğinde Camlı Sokakta (Fatih caddesi) düzenlenen miting ile İzmir’in işgali protesto edilir.

İki gönüllü alay (42. Ve 47. )ile Milli Mücadeleye katılır Giresun gençleri…

Pek çok ‘çiçek’ “vatan ve namus” için vatan toprağına düşerler…

***

Kanla irfanla kurulmuştur Türkiye Cumhuriyeti.

Ulusça, 94. yılını onurla ve gururla kutluyoruz.

Afyonkarahisar’da ve Dumlupınar’da bizim uşaklarında olması nedeniyle, bir başka onur ve gurur duyuyoruz

Mangaltepe de bize gurur veriyor.

Doğanlar Şehitliği de…

Bu onur ve gururumuza gölge düşüren Giresun Milli Eğitim Müdürlüğünün aldığı karar olmuştur. Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında, öğrencilerin İZMİR MARŞI eşliğinde gösteri yapmasına yasak getirmiştir.

Bu yasak Giresun’a yakışmadı.

17 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’in işgalini protesto etmek için miting düzenlemiş il olarak yakışmadı.

  1. ve 47. Alaylar nedeniyle yakışmadı.

Mangaltepe ‘de yatan ‘çiçekler’ için yakışmadı.

İscehisar Doğanlar Köyündeki “ Giresun şehitliğinde” yatan 13 ‘çiçek’ adına yakışmadı…

Türkiye Cumhuriyetinin makamında oturan bir bürokrat olduğu için yakışmadı!..

Yoksa tarihi gerçekleri bilmiyor mu? Yasakladığı İZMİR MARŞI’ nın anlamını bilmiyor mu?

Yoksa “Keşke Yunan galip gelseydi” diyen ‘fesli’ tarihçiden mi feyz alıyor?

Kendisine NUTUK okumasını öneriyorum.

Mustafa Kemal Atatürk’ten feyz almasını öneriyorum…

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?