Mehmet ŞAN
Mehmet ŞAN
mehmetsan@giresungundem.com
MEŞHUR HATTAT HAFIZ OSMAN’IN ÇOCUKLUĞU
  • 0
  • 273
  • 19 Ağustos 2020 Çarşamba
  • +
  • -

Kaleminden çıkan bir satır yazıyı binlerce liraya satın aldıkları rahmetli Hattat Hafız Osman Efendi gayet fakir ve yetim bir çocukmuş. On bir yaşında olduğu zaman yazı tekrarları yapar gece gündüz çalışır imiş. Annesiyle beraber Cibali taraflarında bir evin tavan arasın- da oturur ve Eyüp Sultan’da bulunan hocasının evine haftada iki defa gider yazı dersi görürmüş.
Evlerde çamaşır yıkamak ve tahta silmek ile birkaç kuruş kazanıp onunla geçinirlerken kış gelmiş. Yağmurlar çamurlar sokakları geçilmez bir hale getirmiş. Küçük Osman yırtık pabuçlarıyla Cibali’den Eyüp Sultan’a kadar gidip gelmenin zor olduğunu gören annesi bütün zorluklara katlanıp ciğer paresinin ayaklarını çamurlardan kurtarmak için bir çizme almış.
Hafız Osman yeni çizmelerine son derece memnun olmuş ise de mini mini kalbi annesinin çektiği bu zahmetlere karşı parça parça olduğundan çizmelerini korumaya karar vermiş. Bir gün sabahleyin evinden çıkmış. Hava soğuk ve yağmurlu olup sokaklar bir çamur deryası halinde olduğundan, annesini gücendirmemek için ayağına giydiği çizmelerini köşenin başında ayaklarından çıkarıp koltuğunun altına alarak yalın ayak Eyüp Sultan’a hocasının evine kadar gitmiş.
Hoca Efendi henüz sabah kahvesini içmekte iken kapı çalınmış. Kalkıp perdeden baktığında Hafız Osman’ı yalın ayak çamurlar içinde sırılsıklam soğuktan el ve ayakları mosmor olmuş bir halde görünce hemen koşup kapıyı açmış. Gözleri yaşararak üzüntüsünden ağlamış ve demiş ki:

-Oğlum Osman, neden yalın ayak geldin? Çizmeyi giymedin?

-Bu çizmeleri annem çok zahmet çekerek aldı. Çamurlarda giymeye kıyamadım.

-O halde bugün bu havada derse gelmeseydin.

-Çalışmaz isem annem ihtiyar olunca ona kim bakacak?

Hoca Efendi, çocuktan bu cevabı alınca duygulanarak ağlamaya başlamış. Hemen su ve bez getirerek kendi eliyle çocuğun ayaklarını üstünü başını temizlemiş. Elinden tutup yukarı odaya çıkararak mangalın yanına oturtmuş. Canı gönülden dua ederek demiş ki:
-Oğlum inşallah bir harfi bin altına yazar, bu zahmetlerin mükafatını görürsün. Hokkanı padişah tutar. Vezirler sana hizmet eder.
Aradan otuz,otuz beş sene geçtikten sonra artık Hafız Osman’ın şöhreti dünyayı tutmuştu. Yazdığı Kur’an sayfaları kapanın elinde kalıyordu. O zamanın padişahı bir Hafız Osman mushafı almış; içinde yanlış olmasın diye hafızlara okutmuştu. Bir yerinde bir tek vav harfi eksik olduğunu haber verdiklerinde Hafız Osman’ı çağırtarak bu harfi yazmayı emretti. Hafız Osman hocasının duasını derhal hatırladı:
-Padişahım, fermanınız başım üzerine. Ancak ben bu harfi bin altına yazarım. Bunu benim açgözlülüğüme vermeyiniz. Çünkü hocam böyle bir dua etmişti, onu yerine getirmek istiyorum, diyerek durumu olduğu gibi rivayet etti.Padişah:

-Öyle ise ben de hokkanı tutayım, deyip diviti eline aldı. Hafız Osman, bin altına bir vav harfi yazdı.

Görüyorsunuz ya kardeşlerim! Çalışmanın ve gayretin, hocalarının duasını kazanmanın neticesi ne büyüktür.
Çocuk Duygusu 31 Temmuz 1913

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM