Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
EMEKÇİ KADINLARI İYİ TANIYALIM BAŞKALARIYLA KARIŞTIRMAYALIM
  • 0
  • 309
  • 08 Mart 2021 Pazartesi
  • +
  • -

Yani;

Sömürenle-sömürülen kadını birbirinden ayıralım…

Emeği savunanlarla savunmayanları;

Aynı terazinin kefesinde tartmayalım….

Hele hele;

“Bir elinde cımbız,

Bir elinde ayna,

Umurunda mı dünya” felsefesiyle yol alanları…

“Vur patlasın, çal oynasın” tarzında oynayanları;

Emekçi kadınların arasına asla ve asla sokmayalım…

Çünkü 8 Mart tarihi;

Emeğin dışında kalan süslü-püslü kokanaların değil…

Yaşamını emeği ile sürdüren…

Yaşadığı dünyanın güzelleşmesi için alın teri döken…

İster köyde olsun, ister kentte;

Yaşamın her alanında emeğin sömürülmemesi için direnen…

Direnebilmesi için örgütlenen…

Gerektiğinde faşizan baskılara ve zulümlere göğüs geren…

Emeğin kurtuluşu için türküler söyleyerek ölüme gidenlerin ‘anımsandığı’ gündür;

‘8 Mart Dünya Emekçi kadınlar” günü…

Yani;

Bundan 164 yıl önce yaşanan bir olayın öyküsüdür bu yolculuk…

Yani;

8 Mart 1857 yılında ABD’nin New York kentinde 40 bin tekstil kadın işçinin emeğinin sömürülmemesi için ayağa kalkıp direnmesi..

Erkeklerle eşit haklara sahip olabilmek için greve gitmesi…

Ve bu direniş karışışında ise egemen güçlerin ve fabrikayı ateşe vermesi sonucunda;

129 kadının yanarak can vermesinin hüzünlü öyküsüdür ‘8 Mart’ın’ türküsü…

Ve bu ‘emeği kutsama’ yolculuğu 1910 yılında;

Almanya Sosyal Demokrat Parti delegeleri Clara ZETKİN ve arkadaşlarının öncülüğünde ve 2. Sosyalist Enternasyonal’e bağlı Uluslararası Kadınlar Konferansında alınan bir kararla yola çıkmıştır…

Ancak;

1977’li yıllara gelindiğinde Birleşmiş Milletler Örgütleri tarafından asimile edilerek…

Ve emekle asla ilişkileri olmayan…

Elini sıcak sudan çıkarıp, soğuk suya sokmayan…

Hatta emeğini savunan kadınları acımasızca suçlayan…

Gücü elinde bulunan muktedir kocasına direnen kadınları coplatan;

Patron ve burjuva kadınları da ‘8 Mart Dünya Emekçi kadınlarının’ içine dahil etmişlerdir…

Adına da; ‘Dünya Kadın Günü’ demişler…

Ve yedirebildiklerine de; bu zamana kadar yedirmişler…

Halbuki cümle alemde biliyor ki;

8 Mart tarihinde çeşitli etkinliklerle ‘anımsanmaya’ çalışılan bu gün;

Alın-teriyle ve emeğiyle geçinen, yaşamını sürdüren kadınların günüdür…

Bu ‘emeğin öyküsünü’ ülkemiz üzerinden düşünecek olursak;

Fabrikalarda emeğinin karşılığına alamayan kadınların öyküsüdür…

Sabahtan-akşama kadar kızgın güneşin altında pamuk toplayan…

Boğaz tokluğuna dört mevsim ülkenin dört köşesine dolaşan;

Mevsimlik tarım emekçisi olan, kadınları kapsar 8 Martlar…

Şu son iki yılın içerisinde yaşadığımız bulaşıcı hastalıkların riskine katlanan;

Sağlık emekçisi doktorları, hemşireleri, teknisyenleri kapsar…

Hastanelerde ‘temizlik ortamı’ sağlamaya çalışan, hizmet verme uğraşı içinde olan;

Emekçi hizmetlilerin günüdür 8 Martlar…

Okulda ve büro hizmetlerinde olmasına rağmen;

Göçük altında kalan maden emekçisinin karısının üzüntüsünü paylaşan kadınları…

Sokaklardan kağıt, çöpten ekmek toplayarak yaşamını sürdürmeye çalışan kadınların sorunlarına paydaş olan kadınları ilgilendirir 8 Martlar…

Oğlunu büyük sıkıntılar içinde büyüten…

Büyütüp, vatani görevini yapmaya gönderen…

Ancak beklenmedik bir zamanda “oğlun şehit oldu” haberi verilen…

Ve ocağına ateş düşürülen kadınla birlikte ağıt yakanlarındır 8 Martlar…

Kısacası;

8 Mart tarihinin öznesi olan kadınlar;

Emek kokar, ter kokar…

Ve böylesi bir günüde kutlasa-kutlasa;

Emeğin içinde olanlarla, ona destek verip kutsayanlar kutlar…

Genelde tüm dünya emekçi kadınlarının…

Özelde emeğin içinde ve eksenini dolduran ülkemiz emekçi kadınlarının;

8 Mart emek günleri kutlu olsun…

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM