Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
ERKEKLER BİR-ZAHMET KENARA DURSUN BU YAZIYI DAHA ÇOK KADINLAR OKUSUN
  • 0
  • 320
  • 07 Ekim 2020 Çarşamba
  • +
  • -

Efendim;
Şimdi ‘üst başlığı’ okuyan hemcinslerimin birçoğu diyecektir ki;
“Yahu hocam, sende başladın pozitif ayrımcılık yapmaya?”
“Sana hiç yakışmıyor, yaptığın çok ayıp!” falan filan…
Böyle düşünenler varsa peşinen söylemeyim ki;
“Bu zamana kadar böyle bir düşüncenin hamallığını yapmadığım gibi, bundan sonra “yapıyorum” desem de zaten kimse inanmaz.
Benim ‘üst başlıkta’ böyle bir atıfta bulunmam;
Kadınlarımız, bundan 95 yıl önce hiçbir emek sarfiyatı yapılmadan altın tepside sunulan ‘medeni haklarına’ kıyıdan köşeden saldırılar yapılıyor ve ağırdan ağırdan -geriye hasret duyulan- değişiklikler yapılmak isteniyor da; onun için “erkekler şöyle dursun” öncelikle kadınlar okusun tavsiyesinde bulunuyorum…
Çünkü;
Pozitif bilimi seçen…
Ve doktorluk mesleğini seçen bir zatı-muhterem diyor ki;
“Yapmayın etmeyin kardeşim.
Dün yine işittim, gül gibi bir yuva yıkılıyor.
Niye yıkılıyor?
Koca aldattı diye…
Ayıptır, günahtır…
Oğlum neden aldatıyorsun?
Allah’u tala size ruhsat vermiş.
Bir başkasını seviyorsanız onu da alın.
İnsan yuvasını yıkar mı?
Medeni kanunla zaten mücadele ediyoruz.”
Neyle mücadele ediyorlarmış efendim?
Medeni kanunla mücadele ediyorlarmış…
Peki bunları bu çağda söyleyen zatı-muhterem kim?
Bir doktor…
Adı; Ali EDİZER denilen bir şahsiyet…
Peki bu sözleri söyleyen doktorun görev yaptığı adres neresi?
Ülkenin yönetim merkezi…
Yani başkenti..
Yani anlı-şanlı hastanelerimizden GATA’nın müdür muavini…
Yani (söylentiye göre) MENZİL Tarikatı üyesi…
Nasıl böyle iyi mi?
Görünen o ki; iyi gidiyor iyi!
Efendim;
Bu fesli…
Beyaz uzun entarili…
Zatı-muhteremin söylediğini bir kez daha anımsatacak olursak;
Neyle mücadele ederlermiş bu zamana kadar; Medeni kanunla…
Peki bu şikayetçi oldukları ‘medeni kanunu’ ortaya atan şahsiyet kim?
Mustafa Kemal Atatürk…
Peki hangi tarihte sardı bu işi milletin başına?
24 Aralık 1925 yılında tasarısı yapıldı…
4 Ekim 1926 yılında yürürlüğe girdi…
Yani; cumhuriyet daha 2-3 yaşındayken…
Yani; daha emekleme döneminde iken…
Yani; daha daha öteki yeniliklere başlanmadan…
Peki ‘medeni kanunla’ ne gibi yenilikler getirilmişti kadınlara?
Özetleyerek hemen söyleyelim;
-Ailede kadın-erkek eşitliği sağlanmıştı.
-Evlilikte resmi nikah zorunluluğu getirilmişti.
-Erkeklerin tek evlilik esası getirilmişti.
-Boşanmaların mahkemeler yoluyla olmasını getirmişti.
-Kadınlara istedikleri mesleğe girebilme hakkı tanınmıştı.
Eeeee?
E’si şu;
Kadınlar bu altın tepside sunalan haklara belki sevinmiştir ama;
Aması var işte…
Yani bu işe erkekler nasıl sevinsin birader?
Hele hele (sohbetimizin konusu olan) zatı-muhteremler gibi düşünenler bu vaziyete kızmasınlar da ne yapsınlar?
Mustafa Kemal Atatürk, kadınlara ‘kıyak’ yapacağım derken, öte yandan erkeklerin önünü kesiyor!
Çok evliliğe son verip; “tek evlilikle yetineceksiniz” diyor…
Olacak iş mi yani!…
Halbuki bu ‘medeni yasa’ denilen ‘yasa’ çıkmadan önce istediğin kadar kadınla evlenebiliyor’dun….
Evli olduğun kadınlardan birisi bıkkınlık verirse üç kez ardı ardına;
“Boş ol, boş ol, boş ol” dedin mi karından kurtulabiliyor’dun…
Şimdi gel de kızma bu ‘medeni yasayı’ erkeklerin başına musallat edenlere!
Şimdi gel de erkek egemenliğine son vermek isteyenlere hakaret etme!…
Gel de mücadele etme!…
Ki, bundan 95 yıl önce ‘medeni yasa’ kılıfı adı altında kadın-erkek eşitliği getirip ve ‘erkek egemenliğine’ son vermek isteyen anlayış yetmiyormuş gibi aynı şahıs şöyle demez mi;
“Türkiye cumhuriyeti; Şeyhler, Dervişler, Müritler, Meczuplar memleketi olamaz.
En doğru, en hakiki tarikat medeniyet tarikatıdır.”
Söze bak söze…
Şimdi gel de bu sözü söyleyene; “Vay dinsiz imansız” deme!
Şimdi gel de bu sözü sarf edene; “Ayyaş” yakıştırması yapma!
Şimdi gel de böylesi bir liderin ‘heykellerini’ yıkma!
Sizce de öyle değil mi ama?
Her neyse…
Biz tekrar şu Menzil Tarikatının üyesi olduğu söylenen (sözüm ana) doktor efendi konusuna tekrar geri dönecek olursak….
Bir zamanlar bu ülkeye ‘Başbakanlık’ yapan…
Ancak şu sıralar hasta yatağında yatan Mesut Yılmaz için şöyle çirkin bir temennide bulunuyor;
“…bu arada imam-hatip lisesi mezunu gassalimizin bir avuç dolusu pamukla Mesut Yılmaz’ı köşede sabırla beklediğini de ilave edelim”
Evet,evet…
Bu sözleri Hipokrat (meslek yemini) etmiş bir doktor söylüyor…
Yani adı; Ali Edizer denilen bir doktor…
Yani 2012 yılında (dönemin Sağlık Bakanı) Recep Akdağ tarafından Sağlık bakanlığına ‘Müsteşar Danışmanı’ yapılan..
Yani; daha sonra Gülhane Eğitim ve Araştırma hastanesi GATA’ya Başhekim Yardımcısı olarak atanan doktordan söz ediyoruz…
Özetleyerek sonlandıracak olursak;
iki-üç gün önce deşifre olunca görevden alınan tarikat üyesi doktor Ali Edizer denilen zatı-muhterem; medeni kanunu beğenmiyor ve çok ‘evliliği’ savunuyor…
Hatta ‘medeni kanunu’ kötüleyip aşağılıyor…
Şimdi sözü daha fazla uzatmadan kadınlara sormak gerekiyor;
“Bu işe kadınlar ne diyor?”
Yani demem o ki;
“Menzil patentli doktor efendi doğru mu söylüyor?”
Son söz;
Şimdi pozitif ayrımcılık yapmadan sözü size bırakıyorum..
Buyurun;
Şimdi söz sırası sizin…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM