Mustafa Sarıaydın
Mustafa Sarıaydın
mustafasariaydin@gmail.com
FERHAT DENİZ VE CUMHUR KARAHASAN…
  • 0
  • 158
  • 06 Ekim 2022 Perşembe
  • +
  • -

Dördüncü evre kanser tedavisi gören yoksul bir babanın tıp fakültesi 3. sınıfında okuyan Giresunlu bir kız çocuğu.

Baba, hasta olmadan önce geçimini gündelik işlerde çalışarak sağlıyormuş, evlerden öte bu hastalıktan sonraki süreç ‘batsın bu dünya’ dedirtiyor.

Üzerine kara bulut çöken bu ailede lise öğrencisi iki çocuk daha var.

Bu zamana kadar akrabaları, köylüleri el vermiş ama ekonomik kriz herkesi etkilediği için yardımlar azalmış, seyrelmiş;

Tıp okuyan kızımız da ailenin geçimini sağlamak için okulu bırakıp çalışmaya karar vermiş ki birileri Giresun Deniz Yıldızı Derneği’ne ulaşmış.

“Ne yapıyorsun sen, insanlık öldü mü, sana da ailene de biz bakarız” diyen isimsiz gurbetçilerin varlığını duymak insana nefes aldırıyor be…

Öğretmen emeklisi Ferhat Deniz hocam, Deniz Yıldızı Derneği aracılığı ile uzun yıllardır gecesini gündüzüne katarak ‘bize sahip çıkan yok mu?’ diye feryat edenlerin sessiz çığlığına koşmuş.

Ferhat hoca özetle anlatırken yorgun gözlerinden akan gözyaşlarını yine tutamadı.

Zaman zaman bir araya gelip gözyaşları içinde ‘neler yapılabilir’ diye istişare ederiz.

Şu an ellerinden tuttukları 50 üniversite öğrencisinin hikayesini tek tek biliyor.

Yine bir hikaye daha anlattı;

Aman Allah’ım, buna yürek mi dayanır?

Anne hapiste, baba mezarda ve bu perişan aile dede ocağına sığınmış.

3 bin 500 lira emekli maaşı ile torunlarına bakan yaşlı dede ve yine  tıp fakültesinde okuyan bir evladımız daha var.

Öyle dramlar yaşanıyor ki ağlamaktan okuyamazsınız;

Hem anne hem baba kanser tedavisi görür mü?

Var işte var bu şehirde…

Evet, Giresun’da bir Deniz Yıldızı Derneği var ve bundan özellikle ekonomik durumu iyi olan herkesin haberdar olması gerektiğine inanıyorum;

Farz olmasa da vacip gibi…

Derneğin başkanlığına Cumhur Karahasan ‘ın seçilmesi ile oluşan yeni yönetim, yardım faaliyet alanını evsizlere ev, açlara gıda desteği ekseninden özellikle üniversitede okuyan yardıma muhtaç kız çocuklarımızın elinden tutmaya yönelmiş.

“Giresun’un zenginlerine gidelim, Hasan Çakırmelikoğlu, Aykut Gezmiş’e, Afta’nın sahibi Ahmet Tozlu’ya gidelim” dedim.

Ferhat hocam o kadar naif ki uzaklara bakarak ‘hiç tahmin edemeyeceğin gizli kahramanlar var, bunlar olmasaydı emin ol onlarca üniversite öğrencisi çocuğumuz okulu bırakırdı’ dedi.

50 civarında üniversite öğrencisi olmak üzere 100’den fazla öğrencinin tüm eğitim masraflarını üstlenmiş bu dernekle iletişim halinde olan yardımsevere ve gurbetcilerimize de selam olsun.

İsimlerini gizli tutan bunca yardımseverin olması bir nebze yürek serinletiyor ama yeter mi?

“Yeter mi Ferhat hocam?” dedim de keşke sormaz olaydım.

‘Evinde tüpü olmayan biri hıçkırıklar içinde ağlayarak tüp istedi, şimdi onu hallettim de geldim’ deyince ‘yaz be Mustafa, bu yazıyı yaz ki akıllara zerre kadar şaibe getimeyecek kadar temiz olan bu derneğin varlığından herkesin haberi olsun” dedim.

En azından kimlikleri bu dernekte gizli tutulan  öğrencilerimize veya ailelere doğrudan yardım etmek isteyenler olabilir diye yazma mecburiyeti hissettim.

Vesile olabildimse ne mutlu…

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM