Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
ÜRETEN AKADEMİSYENLER ÜRETENİ DESTEKLEYENLER
  • 0
  • 171
  • 28 Eylül 2022 Çarşamba
  • +
  • -

Sevgili dostlar,

Değerli canlar,

Bugünkü sohbetimiz;

Giresun Üniversitesi bünyesinde görev yapan genç bir akademisyenimizin yaptığı bir arşiv çalışması üzerine olacak…

Anlatmaya çalışacağım akademisyenimiz;

Giresun Üniversitesi-Görsel İşitsel Teknikler ve Medya Yapımcılığı Bölümünde -akademik çalışma tezini- ‘Giresun’da Eski Sinemalar’ üzerine yapan Dr. Öğretim Üyesi Mehtap ÖZSOY…

Genç akademisyenimiz;

Öğretmen bir annenin ve babanın kızı…

Mütevazi…

Hanımefendi..

Yaptığı işi;

“İş olsun, formalite yerini bulsun” diye değil…

“Benim dışımda da başkalarının bir işine yarasın” felsefesini önde tutan bir kişiliğe ve karaktere sahip…

Ve yapmak istediği işe sevdalı olduğu içindir ki;

Giresun Üniversitesine geldiği günden bu yana 15 ilçeyi tek-tek dolaşmış…

Cumhuriyet dönemi sürecinde;

Kimlerin ‘sinema işletmeciliği’ ve kimlerin ‘sinemanın çalışanı ve öznesi’ olduğu bir-bir araştırmış…

Ve elde ettiği ‘belgelerle’ gelecek kuşaklara kalıcı nitelikte çok güzel bir ‘doküman’ ve (basım aşamasında olan) bir eser ortaya çıkarmış…

Ve kitap yayınlanmasını beklemeden;

Giresun Belediyesi, genç akademisyenimizin elde ettiği ‘belgeler ve dokümanlarla’ ilgili ‘Can Akengin Sanat Galerisinde’ geniş kapsamlı bir ‘SERGİ’ açmıştı…

Ve beklenenden de çok beğeni ve ilgi toplamıştı…

Ancak, bu ‘beğeninin sıcaklığı’ soğumamış olacak ki;

İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal GÜRGENCİ…

Giresun Üniversitesi- Tirebolu İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi İsmail Cem FERİDUNOĞLU…

Giresun Belediye Başkan Yardımcısı Abdurrahman DEMİREL…

Ve naçizane birde ben -çam sakızı, çoban armağanı- küçük bir hediye vermek istedik bu genç akademisyenimize…

Keşke zamanında;

‘Kaptan Yorgi’ kitabını yazan Profesör Dr. Sezai Balcı’ya da ufak bir tören düzenleyip, onu da onurlandırabilseydik…

Keşke zamanında;

İlimizin önemli şahsiyetlerinden ‘Şahabettin Uzunkaya’ kitabını yazan değerli akademisyenlerimizden Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hatem Türk’ü de bir-şekilde onurlandırabilseydik…

Neden bu ‘değerlerimizi’ örnek vermek istiyorum?

Nedenim ve gerekçem gayet basit;

Çünkü ben ‘kadro ve koltuk dolduran’ değil…

Üreten ve bulunduğu çevreye bir yararı olan ve öncülük yapan akademisyenleri tercih ediyorum…

Örneğin;

Gölgesinde oturduğum üniversitenin ‘Fındık Eksperliği’ eğitimi veren bir ‘Yüksek Okul’ veya ‘Fakülte mi’ var;

Akademisyenlerinin köy-köy, bahçe-bahçe dolaşıp, fındık üreticisine ‘en kaliteli’ fındığın nasıl yetiştirilmesi gerektiğini anlatmasını ve akademik öncülük yapmasını istiyorum…

Hatta konuyu daha da ileri taşıyorum;

Eğer benim üniversitemde ‘fındıkla’ ilgili eğitim veren bir ‘bölüm’ varsa, bu ‘bölümde’ ders verenler her kimse, fındık üreticisinin nasıl sömürülmemesi gerektiği konusunda da ders vermesini isterim…

Bak;

Bu absürt isteklerimi art-arda sıralayınca, aklıma birdenbire Cahit Sıtkı Tarancı’nın ‘Memleket İsterim’ şiiri aklıma geliverdi…

Ne diyordu şair şiirinde;

“Memleket isterim

Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;

Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim

Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;

Kardeş kavgası bir nihayet olsun.

Memleket isterim

Ne zengin fakir, ne san ban farkı olsun;

Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim

Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;

Olursa bir şikayet ölümden olsun…

Bu güzelim şiirden edindiğimiz esintiyi ilimizde bulunan Giresun Üniversitesine bağlayıp özetleyecek olursak;

Tüm akademisyenlerimizin salt kendine değil, çevresine de ışık saçıp aydınlatmasını ve yararlı olmasını bekliyoruz…

Bir yandan akademik kariyerini yükseltirken;

Bir yandan da yaptığı ‘akademik çalışmaların’ birlikte yaşadığı yöreye de faydasının dokunmasını bekliyoruz…

Akademisyenlerimizin yazdığı bilimsel makalelerle;

Giresun Üniversitemizin salt yurt genelinde değil, dünyanın iddialı üniversiteleri arasında da yer almasının düşlerini kuruyoruz…

Son söz olarak da;

Üniversitemiz bünyesinde görev yapan ‘akademisyenlerin’ kendi kabuğunun içinde değil, birazda halkla bütünleşmesini ve onlara ‘bilimsel anlamda’ yol göstermesini arzu ediyoruz…

Bu duygu ve beklentilerle;

Hoş kalın, hoşça kalalım…

Hep birlikte sağlık ve esenlik içinde olalım…

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM