Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
88 YIL ÖNCE GİRESUN HALKEVLERİ VE KIŞIN KAYAK SPORU ÖNERİLERİ
  • 0
  • 186
  • 16 Ocak 2022 Pazar
  • +
  • -

Merhaba sevgili dostlar,

Merhaba değerli canlar,

Bugünkü sohbetimizde;

Sizleri birçoğumuzun o günleri görmediği 88 yıl geriye götürmek istiyorum…

Tabi zorla değil..

Tarihi yolculukları sevenlerle birlikte yol almak istiyorum..

Ve sözü daha fazla uzatmadan da konuya giriyorum…

Ancak şunu da hemen siz sormadan söyleyeyim;

Bundan 88 yıl önce kullanılan ve o günlerde anlaşılan sözcükleri, daha iyi anlaşılsın diye -güncelleyip- mümkün olduğu kadar günümüz diliyle anlatmaya çalışacağım…

Yıl; 1934

Cumhuriyet 11 yaşında…

Halkevleri ise, henüz 2 yaşına yeni ayak basmış durumda…

Ülke genelinde olduğu gibi;

Giresun Halkevleri de, toplumun ortak çıkarları için çok güzeli etkinliklerin altına imza atmakta…

Bir yandan da sanatsal ve kültürel çalışmalarını yapmakta…

Ve bir yandan da il genelinde, ileri dünya ülkelerinin yaptığı sosyal ve sportif etkinliklerden geri kalmamayı düşünmektedir Giresun Halkevlerinin yöneticileri…

Ve bu isteklerini önce -kendi dergileri olan- Aksu Dergisinde yayınlayıp, kamuoyuyla paylaşıyorlar…

Daha sonra da -resmi yolla- ilgili makamlara müracaat ediyorlar…

Ben kamuoyuyla paylaşılan metni özetleyerek paylaşmak istiyorum sizlerle…

Yörenin tasvirini yaparak şöyle giriyorlar söze;

“Dağlarda yaşamak şüphesiz çok zordur…

Fakat buna rağmen, dağlarda yaşayan ve dolaşan insanlar ciğerlerini tertemiz oksijenlerle doldurur….

Bu konuda iki yüksek yaylamız olan;

Kulakkaya Yaylasıyla, Bektaş Yaylası, insan sağlığı konusunda eşi emsali bulunmaz yaylalarımızın başında gelmektedir…

(O tarihlerde Kümbet yaylası, Sis dağı ve Gölyanı yaylalarının yolu-izi olmadığı için olacak, yayınlanan metnin içinde yer almıyor)

Ve ‘Aksu Dergisindeki’ halkı bilgilendirme ve duyuru yazısı şöyle devam ediyor;

“Dünyanın birçok ülkesi dağlarını ve yaylalarını ‘kış sporlarından’ Kayak Sporu yaparak, hem sağlıklı bir vücuda sahip oluyorlar…

Ve hem de ‘sportif etkinlikler’ yaparak, isimlerini bütün dünyaya duyuruyorlar…

Örneğin;

Rusya bu konuda -tecrübeye dayalı- yaptığı organizasyonlarla hem ‘Kayak Sporu’ yapmak isteyenlere bu olanağı sağlamış…

Ve hem de ulaşım, taşıma gibi işlerin üstesinden gelerek, aşılmaz sanılan yüksek dağları ve yaylaları aşılır duruma getirmiştir…

Üstelik dağlarda ve yaylalarda yapılacak sporlar iki mevsime ayrılır…

Bunlardan birisi; Yaz Sporlarıdır…

İkincisi ise; Kış Sporlarıdır…

Yaz sporlarında;

Yüksek dağlara çıkmak..

Kayalıklara tırmanmak..

Dağ yürüyüşleri yapmak…

Kamp kurmak vesaire…

Kış sporlarında ise;

Kayak Sporları yapmak…

Kayakla bütün karlı araziye aşmak..

Buz üzerinde patentle kaymak..

Kızakla gezmek…

Ve Kar Kuyuları yaparak barınmak…

Kayak sporlarının faydalarından birisi de;

Seyircisinin olmadığı için herhangi bir tribün ve izleme alanları tanzimine gerek yok…

Ve düzenlenmek istenilen spor etkinliği de şöyle düzenlenebilir;

Kadınlar arasında…

Erkekler arasında…

Öğrenci ve gençler arasında…

Askerler arasında düzenlenecek ‘kayak müsabakalarında’ milli sporcular bile yetişir.” diyor, bundan 88 yıl öncenin Halkevi yöneticilere…

Ve sporcuların temin edeceği malzemeleri de şöyle tarif ediyorlar;

İki kayak..

İki değnek..

İki ayakkabı…

Elbise ve arka çantası…

Gözlük, eldiven ve birde Karbaşlığı..

Hepsinin ederi; 35 lira…

Kulakkaya ve Bektaş yaylalarındaki Hanların. Kahvehanelerin kışın açık olması gerektiğini de öneren Halkevi yöneticileri, konaklama durumunda temin edilmesi gereken eşyaları de şöyle belirtiyorlar;

İstirahat malzemesi olarak;

Ot minderi…

Ot yastık…

Battaniye, soba ve odun temin edilmeli diye de uyarı da bulunuyor.

Spor yapılacak alanlarda bulunmasa gereken araçları da şöyle tarif ediyorlar;

Olabilecek şiddetli fırtınalar için ‘işaret direkleri’ yerleştirmek..

Yolların uçurumlu dönemeçlerine ‘Korkuluklar’ yapmak..

Kış sporu ve kayak sporu yapacak olan sporcuları ucuz fiyatla gidecekleri yerlere sevk etmek…

Ve bütün bunların yapılabilmesi içinde;

(O günün parasıyla) 1000 TL’nin yeteceğini ifade ederek, bu istek ve taleplerinin bir an önce gerçekleşmesini temenni ediyorlar…

Sonuç;

Bundan tam 88 yıl önce Giresun Halkevi yöneticilerinin ‘yaylalar’ üzerinde düşündüğü bu projeyi, acaba bugünkü ‘Mahalli’ ve ‘Milli İrademizi’ temsil ettiğini söyleyen saygıdeğer yöneticilerimiz de düşünüyor mudur dersiniz?

Buyurun;

Şimdi söz sırası sizin..

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM