Şaban KARAKAYA
Şaban KARAKAYA
saban@giresungundem.com
YA DEVLET BAŞA YA KUZGUN LEŞE
  • 0
  • 316
  • 14 Ocak 2022 Cuma
  • +
  • -

Sevgili dostlar,

Değerli canlar,

Sayfa okurlarımın (sayıları çok azda olsa);

Yaşadığı dünyanın, üyesi olduğu ülkenin ve toplumun sorunlarıyla çok yakından ilgilendiğini ve duyarlı olduğunu biliyorum..

Ve ‘sayıları azda olsa’ ifadesini bilinçli kullanıyorum;

Çünkü ‘serbest piyasa’ derilen ‘talan düzeninin’ içinde doğanların, yer alanların (öyle eskiden olduğu gibi) çok fazla ilgilenmediklerini düşünüyorum…

Eğer toplumsal bir bütünlük içinde…

Yani ‘tek yumruk’ halinde olunsaydı;

Bugün ülkemizin yer-altı ve yer-üstü kaynakları ‘küresel sermayeye’ ve onun işbirlikçilerine peşkeş çekilip, bu kadar talan edilir miydi?

Eğer kendi işimizi kendimiz görseydik;

Yabancı şirketler ülkenin dört-bir yanında cirit atar mıydı?

Şurada altın var, şurada gümüş var diyerek milyonlarca ağaç kesilir ve milyonlarca metrekare ormanlarımız yanar mıydı?

Eğer ‘devletçilik’ ve ‘karma ekonomik sistem’ benimsenseydi;

Tıpkı -geçmişte olduğu gibi- kendi madenlerimizi bizler çıkarsaydık, yabancı şirketlere gerek kalır mıydı hiç?

Az önce ‘geçmişte olduğu gibi’ ifadesini kullandım…

Geçmişini bilmeyenler veya da (bildiğini sananlar için) kilometre taşlarına basarak, bu konuda geçmişle ilgili bir özet geçmek isterim.

Yıl; 1923

Yepyeni bir ülke kurulmuş…

Yıl; 1923

Hemen aynı yıl ülkenin ekonomik yolculuğu için ‘İzmir İktisat Kongresi’ yapılmış…

Ve daha -çiçeği burnunda- olan devlet şu kararı almış;

“Yer-altı ve yer-üstü kaynaklarımızı kendimiz işleteceğiz”

Ve bu yolculuğun bilimsel bir şekilde yapılması için;

1924 yılında Zonguldak’ta ‘Yüksek Maden ve Sanayi Mektebi’ açılıyor…

Yıl: 1924

İş Bankası kuruluyor…

1925’te kurulan Sanayi ve Maden Bankası Madencilik alanlarında yatırım yapılıyor..

Yıl: 1925

Çıkarılan 608 sayılı kanunla;

Türkiye de madenleri işletmek isteyen şirketlerin sermayesinin yüzde-51’nin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ait olması isteniyor….

Yıl; 1926

792 sayılı yasayla;

‘Petrol Kanunu’ çıkarılıyor…

Ve çıkarılan bu 22 maddelik kanunun 1. maddesinde;

“TC sınırları içinde petrol dahil, tüm madenlerin işletmesi devlete aittir.” diye yazılıyor…

1929 yılında yapılan bir düzenlemeyle;

“Madenlerin yüzde-51’i ‘TC’ vatandaşı şartı olmak şartıyla madenler Türk Şirketlerine ihale edilir” şartı getiriliyor…

Yıl; 1933

Çıkarılan 2189 sayılı kanunla Türkiye’de ‘ALTIN ve PETROL’ aramak ve işletmek için;

‘Altın ve Maden Arama İşletme İdaresi’ kuruluyor…

Yıl: 1935

Çıkarılan 2804 sayılı kanunla Türkiye’deki maden ve petrol arama işleri için;

‘Maden Teknik Arama Enstitüsü (MTA kuruluyor…

Buraya kadar özetlediklerimizi somutlayacak olursak;

1923 yılından 1954 yılları arasında; Türkiye’de 37 arama yapılıyor..

7 yerde maden tespit ediliyor…

13 yerde üretim üretim yapılıyor..

76 kuyu açılıyor…

ve 31 yıllık bu süreç içerisinde 160 bin ton petrol çıkartılıyor…

Peki daha sonra ne oluyor?

Bunu bilmeyecek ne var;

El uzatıp-kolumuzu kaptırdığımız emperyalist ülkelerin talimatıyla faal halindeki ‘petrol kuyularının’ ağızlarına beton dökülüp kapatılıyor…

Ya daha-daha sonra?

Daha sonrası da yaşadığımız bugünkü malum dünya…

Yani ‘kamucu’ ve ‘devletçilik’ yolculuğunu terk edip;

Sımsıkı bir şekilde sarıldığımız ‘serbest piyasa ekonomisine’ geçtik!

Ülkemiz değerlerini sömürecek olan ‘vahşi kapitalistin’ temsilcilerini ülkemize davet ettik…

Ve bugünlere geldik…

Özetlersek…

Sohbetimizi şu somut örneği vererek sonlandırmak isterim;

Önemli madenlerin içinde adına ‘bentonit’ denilen bir maden varmış…

Ve dünya rezervinin yüzde-20’si Türkiye de çıkarılırmış…

“Türkiye’de çıkarılırmış” derken, ülkemiz topraklarının tamamı kastedilmiyor…

Bu değerli madenin çıktığı bölge ve iller şunlarmış;

‘Tokat, Edirne, Çankırı, Ordu, Giresun ve Konya’ başta geliyormuş…

Sıkılmadıysanız….

Bu madenin nerelerde kullanıldığını da kısaca söyleyelim;

İnşaat ve sondaj alanında kullanılıyormuş..

Kozmetik ve Tekstil sanayiinde..

Yemeklik sıvı yağların arıtılmasında…

Şarap ve meyve sularının berraklaştırılmasında…

İlaç, kağıt ve lastik sanayiinde…

Çimento ve Seramik sanayiinde…

Ve birde boya sanayiinde kullanılırmış ‘Bentonit’ denilen maden…

Çıkarılıyorsa;

“Bu maden kimler tarafından çıkarılıyor?” diye soruyorsanız…

Hemen bu bilgiyi de kısaca paylaşalım;

Ordu ve Fatsa bölgesiyle Almanlar ilgileniyormuş…

Edirne-Enez tarafındaki bölgelerin işletme ruhsatını ABD’liler almış..

Diğer bölgelerde bulunan ‘Bentonit’ madenin çıkarılması içinde;

İtalyan Şirketleri ruhsat almaya çalışırmış…

Ne dersiniz;

Bu ‘maden konulu’ sohbetimizi, en kestirme yoldan bir özdeyişle bitirelim mi?

Bitirelim…

Ve şöyle diyelim;

“Ya devlet başa,

Ya kuzgun leşe”

(Böyle dedik diye, yalnız konuyu başka şahsiyete yaslamayın)

Çünkü bu özdeyiş -o malum kişi- doğmadan öncede vardı…

Tekrar görüşmek üzere;

Kalın sağlıcakla…

NOT;

Madenlerle ilgili tarihsel bilgi kaynağı;

Türkiye’nin Düzeni-Doğan Avcıoğlu…

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM